YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37536
KARAR NO : 2021/12310
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.01.2017 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 05.08.2018 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 14.12.2021 tarihinde hükmün açıklanması koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön süre yönünden Başkan vekili … karşı oyu ile oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 14/12/2021 tarih, 2021/37536 Esas, 2021/12310 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın TCK’nin 204/1, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/12/2020 tarih 2019/615 Esas, 2020/256 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 30/09/2016 tarih 2016/6 Es., 2016/189 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/12/2019 tarih 2019/249 Esas, 2019/888 Karar sayı ile TCK’nin 125/2 yollamasıyla aynı maddenin 1, 4, 62/1, 52/2. maddeleri ile doğrudan 1.740 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 14.12.2021