YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5739
KARAR NO : 2021/28982
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanıklar … ve … vekilinin temyizinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1) Sanık … hakkında hakaret, sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafisinin vekalet ücreti yönünden temyizinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/03/2021 tarihli 2021/11 esas ve 2021/128 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanık adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekâletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir. Somut olayda ise açılan dava tek olduğu ve sanıklardan biri hakkında mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, beraat kararı verilen diğer sanıklar yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesine dair Yerel Mahkemenin taktirinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizinde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan ve yargılama sürecindeki gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması sebebiyle cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “..“sanık hakkında daha önce HAGB kararı verildiği…” şeklindeki yetersiz gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Tanıklar … ve …’in aracın katılan … tarafından sanığın üzerine sürülmesi sonrasında tartışmanın çıktığı ve katılan …’ın hakaret eyleminde bulunduğunu beyan etmeleri, yerel mahkemece bu suçtan katılan hakkında suç duyurusunda bulunulması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29. ve hakaret suçu yönünden ise aynı Yasanın 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.