YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16027
KARAR NO : 2022/1489
KARAR TARİHİ : 26.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 13.04.2021 tarihli, 2020-4695 Esas, 2021-9828 karar sayılı kararında “Hükmü temyiz eden katılan …’ın karar tarihinde hükümlü olarak cezaevinde bulunduğunun ve mağdure çocuk …’a yönelik gerçekleştirdiği cinsel istismar suçundan dolayı … 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/40 Esas sayılı dosyasından yargılanıp 17 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığının anlaşılması karşısında, velayet hakkından yoksun bırakılıp bırakılmadığının tespiti ile velayetin kimde olduğunun araştırılması, annede olduğunun tespiti halinde gerekçeli kararın kendisine tebliği, ayrıca suç tarihinde mağdurenin … Yetiştirme Yurdu’nda koruma ve bakım altında bulundurulması sebebiyle, suçtan zarar görme ihtimali bulunan yurt müdürlüğünün açılan davadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belge de bulunmadığından, kurumun yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye de rastlanmadığından, varsa dosyasına konulması, aksi halde yoklukta verilen hükmün 5271 sayılı CMK.nın 34/2. madde ve fıkrasında belirtilen başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak kuruma tebliği sağlanarak tebellüğ belgeleri ve temyiz edilmesi halinde dilekçelerin de eklenip ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi…” için tevdi kararı verilmiştir.
Anılan tevdi kararı uyarınca yapılan araştırmada, … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05.04.2017 tarihli ve 2017/448 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararı ile mağdur …’ın annesine tüm araştırmalara rağmen ulaşılamadığı, babasının hükümlü olduğu ve bu nedenle anne ve babasının görevini yerine getirememesi nedeni ile …’ın kayyım olarak atandığı anlaşılmış; ancak kayyıma gerekçeli kararın tebliği doğrudan MERNİS adresine usulsüz şekilde tebliğ edilmiştir. Sanığa yapılan gerekçeli kararın tebliği de , sanığın doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanun ile eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanunun 21. maddesinde ise muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemler ve bu kapsamda 21/1. maddesinde muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, 21/2. maddesinde ise mernis adresine tebligat usulü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, bu adreste tebliğ edilemeyerek iade edilmesi halinde ise mernis adresine çıkartılması gerekmektedir. Bu nedenle sanığa ve kayyıma gerekçeli kararın Tebligat Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde tebliğleri sağlanarak tebellüğ belgeleri ve temyiz edilmesi halinde dilekçelerin de eklenip ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.