Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/2699 E. 2013/2429 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2699
KARAR NO : 2013/2429
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

Fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2006 gün ve 2005/735 Esas, 2006/248 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın mahkûmiyetine dair 24.02.2004 gün ve 2002/1622 Esas, 2004/277 Karar sayılı hükmün süresinde 03.05.2004 tarihli dilekçe ile sanık tarafından temyizi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2005 gün ve 5-2004/118822 sayılı yazısı ile 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca lehe kanunun tespiti amacıyla dosyanın iadesi üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın yüzüne karşı mahkûmiyetine ve önceki temyiz talebi gereğince dosyanın yeniden ilgili ceza dairesine gönderilmesine, kararın sanığa tebliğinden itibaren 7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere şeklinde hüküm tesis edildiği, mahkemece sanığın ilk hükme yönelik anılan temyiz dilekçesinin 06.04.2006 tarihinde temyiz defterinin 2006/48 sırasına kaydı yapılarak dosyanın temyiz incelemesi için Yüksek 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Yüksek Dairenin 10.12.2010 gün ve 2007/6642 Esas, 2010/9625 sayılı Kararı ile temyiz edilen anılan karara karşı temyiz isteminin geçerliliğini yitirmiş olması, sanığın kısa karara göre bu hususta ve karar tebliğ edilmeyen sanığın temyiz süresinin tebliğden başlayacağı konusunda yanıltılmış olması nedeniyle CMK.nın 260. maddesi uyarınca hükmü temyize yetkisi bulunan sanığa 28.03.2006 tarihli kararın, Tebligat Kanunu hükümlerine göre meşruhatlı bildirimde bulunulması hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edildiği anlaşılmış olup, sanığın da usulune uygun olarak kendisine 03.03.2011’de tebliğ edilen gerekçeli karara karşı süresinde temyiz isteminde bulunduğu görülmekle, 23.05.2007 tarihli tebliğnamede temyiz isteminin reddi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığa isnat olunan fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçuna ilişkin 765 sayılı TCK.nın 436/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 11.06.2002 tarihiyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.