Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15354 E. 2021/13052 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15354
KARAR NO : 2021/13052
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, yörede 6831 sayılı Kanun’a göre yapılarak 20.05.2004 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları sırasında … Köyünde bulunan taşınmazlarının orman sınırı içine alınması ve 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yerlere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 20.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda A ve B harfi ile belirtilen 45.285,93 ve 5.779,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların kayısı bahçesi vasfıyla davacılardan … adına; C harfi ile belirtilen 26.390,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kayısı bahçesi vasfıyla, D harfi ile belirtilen 3.730,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davacı … adına; E ve F harfi ile belirtilen 54.786,93 ve 20.386,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların kayısı bahçesi vasfıyla davacı … adın ; G harfi ile belirtilen 31.460,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla, H harfi ile belirtilen 24.445,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kayısı bahçesi vasfıyla davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların orman ve mera vasfında olmadıkları, tarım arazisi niteliğinde oldukları ve davacılar lehine kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; eldeki dava, 6831 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca açılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının iptali ile tescil istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazların, dava tarihinden önce 2011 yılında ihdasen Hazine adına tarla vasfıyla 2/B parseli olarak tescil edilen 282, 290 ve 295 (yeni 921) sayılı parsellerin içinde kaldıkları anlaşılmaktadır. Orman kadastrosunun iptali davalarında hasım Orman Genel Müdürlüğüdür. Ancak, somut olayda davacının tescil talebinin de bulunduğu, çekişmeli taşınmazların içinde yer aldığı parsellerin Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, tescil talebinin aynı zamanda tapu iptali talebini de kapsayacağı, tapu iptali ve tescil davalarının ise tapu maliki aleyhine karşı açılması gerektiği, mahkemece de davacı adına tescil hükmü kurulduğu dikkate alındığında, tapu kayıt maliki Hazinenin davada yer almaması doğru olmadığı gibi, 282, 290 ve 295 (yeni 921) sayılı parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde 2942 sayılı Kanun uyarınca konulan kamulaştırma şerhi bulunmakta olup, eldeki dava nedeniyle şerh sahibinin de hakkı etkileneceğinden, davanın söz konusu şerh sahibine yöneltilmemiş olması da hatalıdır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacılara, dava konusu taşınmaz bölümlerinin içerisinde bulundukları 282, 290 ve 295 (yeni 921) parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliki olan Hazineye ve kamulaştırma şerhi sahibi kurum belirlenerek bu kuruma davalarını yöneltmek suretiyle yöntemince taraf teşkilini sağlamaları için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, taraf teşkili sağlanmadan, davanın esası hakkında karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.