Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/810 E. 2021/3522 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/810
KARAR NO : 2021/3522
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28/02/2017 tarihinde verilen dilekçeyle asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat karşı davada satış vaadi sözleşmesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 12/09/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat; karşı dava, satış vaadi sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir.
Asıl davada davacı-karşı davalılar vekili, davalının dava konusu 214 ada 19, 28, 38, 70, 72; 230 ada 13, 15, 21, 29, 30, 31, 32 ve 33; 231 ada 8; 263 ada 4 ve 10; 272 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlardaki miras hak ve hisselerini Kahramanmaraş 1. Noterliği 17.09.2007 tarih 16965 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesiyle müvekkillerine satmayı vadettiğini satış bedelinin ödendiğini belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı hisselerin müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmaması halinde bu hisselerin rayiç değerlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davada davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin satış vaadi sözleşmesiyle sadece dava konusu 214 ada 38 parsel sayılı taşınmazı satmak istediğini, davacı-karşı davalıların müvekkilinin okuma yazma bilmemesinden yararlanarak dava konusu diğer taşınmazlar için de satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiş ve asıl davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, Kumarlı Mahallesi 214 ada 19, 214 ada 28, 214 ada 38, 214 ada 70, 214 ada 72, 230 ada 21, 272 ada 4, 272 ada 3, 231 ada 8, 263 ada 4, 263 ada 10, 230 ada 13 ve 230 ada 15 parsel, 230 ada 29, 30, 31, 32 ve 33 sayılı taşınmazlardaki davalı …’a intikal eden payların iptali ile eşit oranda davacılar … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline; davalı -karşı davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince, tapu iptali ve tescil hükmü kurulmuş ise de hükümde, iptaline karar verilen hisselerin açık ve infaza elverişli şekilde gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, Kumarlı Mahallesi 230 ada 31 parsel sayılı taşınmazın Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/313 Esas-2017/70 Karar sayılı ilamıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verildiği ve taşınmazın kamulaştırma nedeniyle 25.04.2018 tarih 12773 yevmiye ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği anlaşıldığından, bu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil hükmü kurulması da doğru olmamıştır.
İlk derece mahkemesince, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi gereğince davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA; yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karardan bir örneğin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 07.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.