Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10683 E. 2012/659 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10683
KARAR NO : 2012/659
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

Sarkıntılık, tehdit ve müessir fiil suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.03.2008 gün ve 2004/511 Esas, 2008/115 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesi’nin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın tür ve miktarına göre müessir fiil suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanık müdafiin bu suç yönüyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık hakkında sarkıntılık ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat ve oluşu kabul edilen sarkıntılık ve tehdit suçlarının 765 sayılı TCK.nın 421/2 ve 188/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl asli ve ilave zamanaşamına tâbi oldukları, 14.06.2004 olan suç tarihi ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.