Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5440 E. 2012/3053 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5440
KARAR NO : 2012/3053
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

Basit cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2007 gün ve 2007/149 Esas, 2007/203 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı Kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz kabiliyeti bulunmadığından CMUK.nın 317. maddesi uyarınca sanık ve müdafiin temyiz isteminin reddiyle, incelemenin basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca 15 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin incelemenin sosyal çalışma görevlisinin düzenleyeceği
sosyal inceleme raporuna göre mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturma evresinde alınan Isparta Devlet Hastanesinin suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlediği 19.08.2007 tarihli doktor raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da katılanların dosyaya yansıyan maddi bir zararlarının bulunmadığı gözetilmeden 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.