YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10009
KARAR NO : 2013/4226
KARAR TARİHİ : 10.04.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nün yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.01.2009 gün ve 2007/139 Esas, 2009/12 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayden … doğumlu olup, suç tarihinde 14 yaş 5 aylık olan mağdurenin internet aracılığıyla tanıştığı sanık ile rızalarıyla cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra resmî olarak evlendikleri ve çocuklarının olduğu olayda, sanığın aşamalardaki ifadelerinde, suç tarihinde mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğini ve mağdurenin kendisine 19 yaşında olduğunu söylediğini ve müdafii de internet arkadaşlık sitesine üye olmak için 18 yaşından büyük olma şartının mevcudiyetini beyan etmesi karşısında, TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları, sanığın ulaşmak istediği amaç ile mağdurenin içinde bulunduğu sonuç da dikkate alınarak, sanığın, mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak ve mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.