Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/22995 E. 2012/2993 K. 14.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22995
KARAR NO : 2012/2993
KARAR TARİHİ : 14.03.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine dair Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.11.2008 gün ve 2007/66 Esas, 2008/372 Karar sayılı cinsel istismar suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 07.03.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı inclenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Nüfus kaydına göre 15.06.1993 doğumlu bulunup, suç tarihinde 13 yıl 6 aylık olduğu anlaşılan mağdurenin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.01.2008 tarihli raporunda suç tarihi itibarıyla 15 yaşı içerisinde olup bu yaşı bitirmediği bildirilmiş ise de; mağdurenin annesi olan ve tanık olarak dinlenen …’ın mağdure kızını 1991 yılının Mart ayında … Doğum Hastanesinde doğurduğunu söylemesi, mağdurenin ve babasının bu olguyu teyit etmeleri ve dosyada bulunan Bakırköy Doktor Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.07.2007 tarihli raporuyla desteklenen … Hastanesinin 189 protokol numaralı mağdurenin annesinin sezeryanla 23.03.1991 tarihinde canlı kız çocuğu dünyaya getirdiğine dair jinekolog operatör doktor ve baştabip imzalı doğum raporu karşısında; … Hastanesinin 13.06.2007 tarihli cevabi yazısının yetersiz bulunması, mahkemece 23.05.2006 tarihli celsede sözkonusu doğum raporu ve imzalayan jinekolog operatör doktor konusunda
araştırmaya geçildiği ve bu hususta adı geçen hastaneye yazı yazılmasına karar verildiği halde, bunun sonucunun da beklenilmediği anlaşılmış olmasına göre, suçların oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından mağdurenin yaşına ilişkin bu husus üzerinde durularak sözkonusu yazı cevabının araştırılıp temininin sağlanması, bu doğum raporunun mağdure, annesi ve babası tarafından doğrulanmış bulunması da dikkate alınarak gerektiğinde başkaca aile yakınlarının da tanık olarak dinlenilmeleri ve bundan sonra tüm delillerle birlikte mağdurenin olay tarihindeki gerçek yaşının tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulmaması nedeniyle bu rapora dayanılamayacağı gözetilerek, dava dosyası yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilerek içerisinde çocuk psikiyatristinin de bulunacağı İhtisas Kurulundan mümkünse dosyadaki bilgi ve belgelere göre mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda usulüne uygun rapor alındıktan sonra, sanık hakkında TCK.nın 103. maddesinin 6. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, söz konusu rapora dayanılarak mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.