Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/23025 E. 2012/3850 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23025
KARAR NO : 2012/3850
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2009 gün ve 2008/194 Esas, 2009/406 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2011 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 21.03.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine davetiye gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın olay tarihinde 13 yaşında olan mağdurenin sorduğu adresi bildiği bahanesiyle mağdureyi alıp kendi evine götürerek, evden çıkmasına mani olması eyleminin TCK.nın 109/2. maddesinde belirlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, TCK.nın 109/1. maddesinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile BOZULMASINA, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.