Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/15355 E. 2021/12977 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15355
KARAR NO : 2021/12977
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacıların davasının reddine, müdahillerin davalarının kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … mirasçısı … ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 195 ada 14, 16, 28, 29 ve 30 parsel sayılı sırasıyla 9.627.81, 2.400.55, 16.656.48, 10.826,07 ve 8.341,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadimden beri mera oldukları belirtilerek, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmışlardır.
Davacı …, 195 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescil istemiyle; davacı … , dava konusu 195 ada 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar hakkında satın alma, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle; davacı … , 195 ada 13 ve 18 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak murisi … mirasçıları adına tescili istemiyle ve davacı … ve arkadaşları ise, eldeki davada, dava konusu olmayan taşınmazlar hakkında dava açmış olup, aşamalarda yukarıda anılan dava dosyaları eldeki dava ile birleştirilmiş ve davacı … ve arkadaşları tarafından açılan dava ise tefrik edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yargılama sırasında müdahiller … ile …, 195 ada 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazlar hakkında; …, 195 ada 30 parsel sayılı taşınmaz hakkında; … ise 195 ada 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, temyize konu edilmeyen 195 ada 13 ve 18 ile temyize konu 195 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline; temyize konu 195 ada, 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise müdahilerin davalarının kısmen kabulüne, 195 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile fen bilirkişisinin 14.12.2015 tarihli rapor ve rapor ekindeki krokisinde (A) harfi ile ve kırmızı renkte gösterdiği 7.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmın hükümde gösterilen paylar ile … ve müşterekleri adına tesciline, (D) harfi ve sarı renkte gösterilen 9.657,04 metrekare yüzölçümlü kısmın son parsel numarası verilmek sureti ile mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline tesciline, 195 ada, 29 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile aynı tarihli raporda (B) harfi ile ve mavi renkte gösterdiği 7.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmın hükümde gösterilen paylar ile … ve müşterekleri adına tesciline, (E) harfi ve turuncu renkte gösterilen 3.825,76 metrekare yüzölçümlü kısmın son parsel numarası verilmek sureti ile mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline tesciline, 195 ada, 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptaline, aynı tarihli raporda (C) harfi ile ve yeşil renkte gösterdiği 7.000,00 metrekare yüzölçümlü kısmın hükümde gösterilen paylar ile … ve müşterekleri adına tesciline, (F) harfi ve pembe renkte gösterilen 1.340,78 metrekare yüzölçümlü kısmın kısmın son parsel numarası verilmek sureti ile mera olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçısı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı … mirasçısı …’nın 195 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi reddi ile Usul ve Kanun’a uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin 14.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 195 ada 28 parselin (A), 195 ada 29 parsel sayılı taşınmazın (B) ve 195 ada 30 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısımlarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, müdahillerin dayandıkları tapu kayıtlarının yukarıda anılan taşınmaz bölümlerini kapsamına aldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; müdahiller 195 ada 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların Mart 1313 tarihli ve 9, 27 ve 206 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını ve taşınmazlar üzerinde zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır. Mahkemece, müdahillerin dayandıkları tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ve tüm oluşum belgeleri, çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler, dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon gördüğü taşınmazların bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa bu taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ile oluşmuş ise tapu kayıtları getirtilmemiş ve yöntemince tapu kayıt uygulaması da yapılmamıştır. Diğer taraftan fen bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmaza komşu parseller gösterilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonucu varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, anılan tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ve tüm oluşum belgeleri, dayanılan tapu kayıtları kadastro sırasında revizyon görmüşlerse, revizyon gördükleri taşınmazların kadastro tutanakları ve oluşmuş ise tapu kayıtlarının onaylı suretleri ve revizyon gördüğü taşınmazlar ile bu taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek birleşik harita, dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazların tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilmeli; Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihi olan 1993 yılından 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden, bu fotoğraftan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ilgili kurumlardan getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek üçer kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında öncelikle, yerel bilirkişilerin yardımı ve teknik bilirkişi eliyle müdahillerin dayandığı tapu kaydı zemine uygulanarak kaydın kapsamı belirlenmeli; dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibariyle sınırında bulunan meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera parseli ile dava konusu taşınmaz bölümleri arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı tespit edilmeli; yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli; dava konusu taşınmaz bölümlerinin, tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, bu kapsamda, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar- ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli; mahkeme hakiminin, taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin çevre parsellerle karşılaştırmalı gözlemi tutanağa aynen yansıtılmalı; ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan, taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, mera vasfı taşıyıp taşımadığını, müdahillerin iddiasına konu bölüm ile mera parselleri arasında doğal ya da yapay ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiğini açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir (özellikle taşınmazın iddiaya konu bölümü ile geriye kalan bölümünün sınırını gösterir şekilde) fotoğrafları çektirilmeli; teknik bilirkişiye, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, mera vasfında olup olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; HMK’nin 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkeme hakimince onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı; bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … mirasçısı …’nın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 195 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 195 ada 28, 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29.20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 51.50 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 27.12.221 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.