YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2664
KARAR NO : 2021/11589
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2019/150-2020/38
Haczin kaldırılması ve hacze dayanak olan takipler nedeniyle Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyularak ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi ve de davacı vekilinin temyize cevap dilekçesi ile duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyize cevap dilekçesinde duruşma talep eden davacı adına Av. … ile davalı Kurum adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içerisinde yer alan evraklardan anlaşılabildiği kadarıyla, 14.03.2011- 22.12.2011 ve 29.05.2012-15.03.2013 tarihleri arasında dava dışı asıl prim borçlusu… İnşaat San. Tic. A.Ş.’de çift imza ile temsilci ve yönetim kurulu olan davacı hakkında, davalı Kurumca biriken borçlar nedeniyle takibe geçilmeden önce davacının da içinde bulunduğu mirasçılardan alınan muvafakatnameye dayalı olarak, A.Ş. yönetim kurulu Başkanı olan murise ait …’da yer alan taşınmaza 13.02.2013 tarihi itibari ile haciz konulduğu, devamında ise dava dışı şirketin düzenli ödemelerinin aksaması nedeni ile davacının maaşına 14.01.2014 tarihi itibari ile haciz konulduğu davaya konu uyuşmazlığın bu nedenlerle doğduğu anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda, borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Eldeki davada ise, davacı hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir takip olmaksızın konulan hacizlerin kaldırılmasına yönelik verilen karar isabetli ise de, haczin dayanağı olan, kurumca tevhit edildiği ve iptali istenen ödeme emirlerinin, 6183 sayılı Yasanın 58. maddesi kapsamında ve usulüne uygun şekilde tebliğinin olmaması karşısında, davacının talebinin kurumca sorumlu tutulan miktar nedeniyle kuruma karşı borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak kabulü ile bu kapsamda yapılacak yargılama ile davacının sorumlu olup olmadığı hakkında değerlendirme yapılması ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 05.10.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.