YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20686
KARAR NO : 2021/6506
KARAR TARİHİ : 11.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
Davacı … ve … (Kendi adlarına asalaten …’e velayeten) vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 28/08/2018 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat üzerine mahkemece adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/05/2019 tarihli kararın davacılar vekili ve davalı vasisinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; davalının istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/01/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vasisi tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davalının, davacılardan küçük …’e karşı çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediğini ve anılan suçlardan yargılanıp cezalandırılmasına karar verildiğini, bu olay nedeniyle müvekkillerinin manevi olarak zarar gördüğünü, ayrıca davalının ceza mahkemesinde yargılandığı sırada müvekkilleri … ve …’in kızlarını kullanarak kendisinden para sızdırmaya çalıştıkları yönünde beyanlarda bulunduğunu ve müvekkillerine iftira attığını belirterek davacılardan … için 200.000 TL, davacılardan … için 60.000 TL, davacılardan … için 40.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vasisi, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasında görülüp kesinleşen ceza dosyası içeriği, tanık anlatımları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davalının, davacı küçük …’e karşı cinsel istismar ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olduğu, bu olaylar sebebiyle davacıların psikolojik travmalar yaşamalarının muhtemel olduğu, bu nedenle davacıların dava açmakta haklı oldukları, diğer yandan davacılar … ve …’in iftira atması nedeniyle de manevi tazminat talep ettikleri, ancak bu hususta yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu nedenle iftira eyleminin ispatlanamaması nedeniyle bu iddiaya yönelik manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan … için 50.000 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 15.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hükme karşı davacılar vekili ile davalı vasisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılardan … yararına hükmedilen manevi tazminatın az olduğu gerekçesiyle davalı vasisinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b,2 maddesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 100.000 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 15.000’er TL olmak üzere toplam 130.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili ve davalı vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık hâlleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vasisinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek
tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, olayın gelişim şekli, davacılardan küçük …’in olay sırasında henüz 7 yaşında, davalının ise 74 yaşında olması, davalının cinsel istismar eylemini zincirleme şekilde gerçekleştirmesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı vasisinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 6.660,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 11/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.