YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4018
KARAR NO : 2012/7017
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından sanık …’nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar … ve … ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetilerine dair Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2007 gün ve 2006/134 Esas, 2007/204 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklara tayin edilen ceza miktarına göre, sanıklar müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğinden, sanıklar … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna katıldıkları andan itibaren sanık …’in cinsel amaçla hareket edeceğini bildiklerine ilişkin şüpheden uzak ve kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gibi, sanıklar … ve …’in ayrılmasından sonra mağdure ve sanık …’in gittikleri evde sanık …’in, mağdureye cinsel saldırıda bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar … ve … hakkında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanması gerektiği yönünde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel maksatla işlediği anlaşıldığı halde, sanık … hakkında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Dosya içeriğinden sanık …’nin mağdurenin hürriyetinden yoksun kılınması sırasında sanık … yönetimindeki araca binip herhangi bir eylemde bulunmaksızın bir süre bu araçta seyahat edip mağdurenin telefonuna bakmak suretiyle diğer sanıklara manevi destek vermekten ibaret eyleminin, TCK.nın 39. maddesinde tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etmek fiilini oluşturduğu gözetilmeyerek, eylemi aynı Kanunun 37. maddesi kapsamında değerlendirilerek sanık …’ye fazla ceza tayini,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
TCK.nın 109/3.b fıkrası uyarınca, sanıkların mağdureyi hürriyetten yoksun bırakma suçlarını birlikte işlediklerinin kabul edilmesi, bu maddenin gerekçesinde, suçun “birden fazla kişi tarafından birlikte” işlenmesi nedeniyle yapılacak ceza arttırımının TCK.nın 37. maddesinde öngörülen müşterek faillik durumunun varlığı halinde mümkün olabileceğinin belirtilmesi karşısında, sanıklardan …’nin sadece araçta olup herhangi bir eyleminin bulunmaması ve mağdurenin rızası dışında aldıkları telefonuna gelen çağrılara bakması, diğer sanıklara manevi destek olarak kabul edilmesine rağmen, başından itibaren birlikte hareket eden ve sanık …’in 8 yıl süreyle arkadaşlık ettiği, son bir yıldır ayrı yaşadığı mağdureyi barıştırmak üzere hürriyetten yoksun bırakma suçu üzerinde eylem birliğinde bulunan sanıkların, eylemlerinin azlığı ya da çokluğuna, suça katkının türüne bakılmadan birlikte işleme olarak karar verilmesine karşılık, sanık …’nin sadece araçta bulunmasının “yardım etme” fiili olarak nitelenerek TCK.nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki bozma kararına;
Sanık …’in kız arkadaşı olan mağdurenin, bu kişiyle barıştırılmak için kaçırılması ve alıkonulmasının cinsel amaçla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden eylemlerin bölünüp, sanık …’in öbür sanıkları araçtan indirdikten sonra gerçekleştirdiği cinsel saldırıdan, sanık … ve …’ın haberlerinin olmadığı ve buna ilişkin şüphe bulunduğu, dolayısıyla haklarında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanamayacağı yönündeki eleştiri düşüncesine katılmıyorum.