Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/11103 E. 2013/9398 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11103
KARAR NO : 2013/9398
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

KARAR

Çocuğun basit cinsel istismarı (3 kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (3 kez) suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; mağdurlar … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine, diğer atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2008 gün ve 2008/368 Esas, 2008/1299 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdurlar zorunlu vekili ve sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında sanıktan şikâyetçi olduğunu bildiren mağdurlara CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurların şikâyetçi olduğu, baroca tayin edilen zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükümleri temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurların katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurlar …, … ve …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’ın katılanlar vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede;
Katılan mağdurlar vekilinin 28.04.2009 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğinden, sadece mağdurlar … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümlerini temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin bu hükümlerle ve sanığın diğer mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mağdurlara yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından ve mağdur …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
./..
-2-
Sanığın mağdur …’yi cinsel amaçla alıkoyduğu anlaşıldığı halde, bu mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan mağdurlar vekilinin temyizine gelince;
Mağdurların aşamalardaki beyanlarına, olay tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre, olay günü çarşıya çıkan 15 yaşından küçük mağdurları gören sanığın mağdurlardan …’den alacağı olduğunu söyleyerek onu kolları ile sıkıştırarak kaçmasını engelleyecek şekilde iteklemek sureti ile kendi evine doğru götürdüğü, diğer mağdurların da aynı şekilde arkadaşlarını yalnız bırakmamak için peşleri sıra gittikleri, sanığın mağdurları evinin içerisine aldıktan sonra sanığın mağdurlara gelip kendisini öpmelerini söylediği, mağdurların sanıktan korkmaları nedeniyle sanığı öptükleri, sanığın mağdur …’yi evin başka bir götürüp dövüyormuş gibi sesler çıkarttığı, sonrasında mağdurlardan … ve …’a bira alıp getirmeleri için para vererek evden ayrılmalarını sağladığının anlaşılması karşısında, sanığın mağdurlar … ve …’a yönelik olarak ayrı ayrı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sübut bulduğu halde, 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3-f, 5. maddeleri uyarınca (2 kez) mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek atılı suçlardan beraatine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdurlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.