YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2318
KARAR NO : 2022/12
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Ankara 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2019 tarih ve 2017/132 – 2019/23 sayılı kararı
Suç : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
a-) …, …, … yönünden; 17.03.2017
b-)… ve … yönünden; 19.03.2017
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen hapis cezasına ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği, ve temyiz sebeblerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanıklar …, …, … ve … ile sanıklar …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetimlerinde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanıklar …, …, … ve … yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sanık …’ın Bylock kullanıp kullanmadığının tespiti için ayrıntılı Bylock tespit değerlendirme raporunun beklenmemesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar …, … ve … ile sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-) Sanıklar … ve … yönünden yapılan temyiz incelemesinde ;
a-) Sanık … yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, ancak ;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana ve hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b-) Sanık … yönünden;
Oluş, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; her aşamada suçlamayı red eden sanığın beyanına karşılık, bir başka dosya kapsamında şüpheli olarak etkin pişmanlık beyanı alınan ve bu dosyada tanık olan …’ın beyanının belirleyici tek delil statüsünde bulunduğu gözetilerek; öncelikle duruşmada SEGBİS aracılığıyla mutlaka dinlenilmesi sağanarak silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda sanık ve müdafine soru sorma hakkının tanınması, yine hükümden sonra dosya içerisine gönderilen ve sanığın örgütsel konumuna ve faaliyetlerine ilişkin beyanlarda bulunan …, …, … ve …’in beyan ve ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip gerekirse bu şahısların tanık olarak dinlenmeleri de sağlanarak tüm bu deliller kapsamında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı sanık … ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler bu itibarla yerinde görüldüğünden bu sebeble hükümlerin BOZULMASINA, sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süreler, bozma nedeni ve atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.