YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8804
KARAR NO : 2021/10109
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat ve nafaka miktarları, nafakalara artış oranı uygulanması gerektiği ve ziynetlerin bedeli yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve ziynet alacağı davasının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının ziynetlerin bedeline yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince davacı kadının boşanma davasının kabulü ile boşanmanın ferilerine ve davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı, davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ile ziynet alacağı davasının kabulü yönünden ; davacı kadın tarafından ise tedbir nafakasının miktarı, yoksulluk nafakası talebi ile tazminat miktarları yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davacı kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiş; erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin redddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesinin hükmü taraflara tebliğ edilmiş ve bu hüküm ziynet alacağı davası yönünden istinaf kanun yoluna başvurmayan davacı kadın tarafından “ziynetlerin bedeli” yönünden temyiz edilmiştir. Davacı kadın ilk derece mahkemesi kararını ziynet alacağı davası yönünden istinaf etmediğinden, ziynet alacağı davasına yönelik hüküm davacı kadın yönünden kesinleşmiştir. Anlatılan sebeplerle davacı kadının; “ziynetlerin bedeline” ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı erkeğin; ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin incelemesinde;
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 Sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “78.630,00TL” olarak belirlenmiştir.
Somut olayda kabul edilen ziynet alacağı davasının değeri 6.821, 00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 78.630,00TL’yi aşmadığından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi gereğince temyiz sınırı altında olduğundan kesindir. Açıklanan nedenle, davalı erkeğin; ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadın yararına 15.000,00 TL maddi tazminata ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğunun anlaşılmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
c-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davacı kadının ziynetlerin bedeline yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı erkeğin, ziynet alacağı davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 3-b ve 3-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 3-a. bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 27.12.2021 (Pzt.)