Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13481 E. 2011/9202 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13481
KARAR NO : 2011/9202
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

Hükümlü….hakkında, hırsızlık malı bilerek kabul etmek suçundan Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2006 tarihli ve 2005/889 esas, 2006/476 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile birlikte 5 gün karşılığı 100 yeni Türk lirası olarak hükmedilen adlî para cezasının infazı sırasında, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan ödeme emrine rağmen ödenmeyen 100 yeni Türk lirası adli para cezasının 1 gün olarak infaz edilerek tahliyesini müteakip, ödenmeyen 100 yeni Türk lirası adli para cezasının 5 gün olarak infazının gerekip gerekmediği hususunda Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca vukubulan talep üzerine, infazın 1 gün üzerinden yapılması gerektiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2009 tarihli ve 2009/104 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.08.2009 tarih 2009/9273/45102 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2009 tarih ve 2009/199259 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE
Dosya kapsamına göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesi gereğince hapis cezası yanında adli para cezası tayin edilmesi karşısında 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmediği, adli para cezasının kanunda öngörülen süresinde ödenmemesi nedeniyle infazın 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesi uyarınca, ödenmeyen 100 yeni Türk lirası adli para cezasının bir gün karşılığı 20.00 yeni Türk lirası alınmak suretiyle 5 gün hapse çevrilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ.
Anayasanın 40, CMK.nın 34/2, 232/6.maddeleri açık hükmü karşısında anılan kararda başvurulacak kanun yolu mercii ve şekillerinin gösterilmemesi nedeniyle itiraz süresinin başlamadığı, kararın kesinleşmediği bu karara karşı itiraz yoluna başvurabileceği gözetilerek kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, kararın hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğinin mahkemesince ifasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.