YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21693
KARAR NO : 2022/452
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 168/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2014 tarihli ve 2013/326 esas, 2014/307 sayılı kararının 04/07/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 05/07/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 168/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ordu Çocuk Mahkemesinin 25/12/2020 tarihli ve 2020/127 esas, 2020/256 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/08/2021 gün ve 5270/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2021 gün ve 2021/99020 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk kayden 03/10/1997 doğumlu olup, suçun işlendiği 11/07/2013 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunması sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca mahkumiyete konu suça ilişkin olağan zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih olan 05/05/2014 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04/07/2014 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresi içerisinde ise 05/07/2014 tarihinde suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 04/07/2014 tarihi ila 05/07/2014 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 05/05/2014 tarihinden, söz konusu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 25/12/2020 tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar duruşmasında Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’e 25.12.2020 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263’ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle” hükmün usulüne uygun tefhim edilmediği ve bu nedenle kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Ordu Çocuk Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk …’e usule uygun olarak (Suça sürüklenen çocuğun cezaevinde olması halinde, cezaevindeki suça sürüklenen çocuğa CMK 263 ve 35/son maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilip, kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (ORDU) Çocuk Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 25.12.2020 tarihli ve 2020/127 E., 2020/256 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.