Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6205 E. 2021/9202 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6205
KARAR NO : 2021/9202
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 07.06.2021 tarihli, 2021/643 Esas, 2021/1105 Karar sayılı ”istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karar, sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 100. maddesi ile CMK’nın 299 maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, her ne kadar sanık müdafii duruşmalı temyiz isteminde bulunmuş ise de, duruşma açılmaksızın, dosya üzerinden yapılan incelemede:
Olay gecesi, ölen …’ın sevk ve idaresindeki siyah renkli otomobil ile, aracında kendisi hariç 5 yolcu bulunduğu halde, hız sınırının 50 km olduğu meskun mahal dışında, iki yönlü, aydınlatması bulunmayan, hava yağışı sebebiyle ıslak zeminli, tehlikeli virajlı ve eğimli il yolunda Bursa’dan Orhaneli istikametine seyri sırasında, seyir yönüne hitaben olay yeri yaklaşımında sırası ile 50 km hız sınırı levhası, köprü başı levhası ve menfez bulunduğu halde, kaza mahalli öncesinden itibaren köprü ve menfez sebebiyle yolun daralarak iki şeride ve genişliğinin de 8 metreye düştüğü bölümde, karşı yönden gelen, %7 iniş eğimli ve virajlı yol bölümünde seyreden ve seyir yönüne hitaben olay yeri yaklaşımında sırası ile 50 km hız sınırı levhası, öndeki aracı geçmek yasaktır levhası, iki yönden daralan kaplama ve tehlikeli viraj yön levhası bulunan ve plakası tespit edilemeyen bir araç ile, kendi seyrettiği şerit içerisinde ve yolun kenar çizgisine 2.4 metre mesafede çarpışmaları neticesinde, ölen idaresindeki otomobilin sol önünden aldığı şiddetli darbe ile takla atarak sağdaki toprak alana savrulduğu;
Ölen idaresindeki araca çarpan araca ait karşı şeritten başlayan ve çarpma noktasına kadar devam eden 36.6 metre lastik izinin bulunduğu, çarpan aracın lastik tabanı 35 cm olan bir araç olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında; tespit edilen lastik izi ve lastik genişliği ile ölenin aracında meydana gelen hasar durumu itibarıyla kazanın tek taraflı veya küçük bir araç ile çarpışma şeklinde olamayacağının, zira küçük bir araç ile çarpışma durumunda böylesi bir kazada çarpan diğer aracın da olay yerinden ayrılamayacak derecede ağır hasar alacağının, kazanın kamyon veya çekici türünde büyük bir araçla çarpışma şeklinde gerçekleştiğinin değerlendirildiği; yine kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma neticesinde düzenlenen olay yeri inceleme tutanağında; ölen idaresindeki aracın sol ön kısmından ilk darbeyi alması akabinde sol yan kısmından da darbe alarak yol üzerinde takla atıp yol dışı kaldığının, aracın 1.4 metre yükseklikte olması ve aldığı darbenin şiddeti dikkate alındığında 70-90 cm yüksekliğindeki bir bölüme çarpmış olduğunun, çarpan diğer araca ait 35 cm enindeki lastik izine göre bu aracın yarı römork çekici tır türünden bir araç olduğunun ve bu aracın sol yan kısmı ile ölen idaresindeki araca çarpmış olduğunun değerlendirildiği;
Olay yeri yol güzergahı üzerindeki kamera görüntüleri incelendiğinde, olay saatine yakın zaman diliminde sağ ön farı yanmayan ve ön plakası üzerinde takılı olmayan çekici ve arkasına bağlı dorsenin yol güzergahından geçiş yaptığının görüldüğü, plaka üzerinden aracın ait olduğu şirkete ve akabinde bu şirketin çalışanı olan sanığa ulaşıldığı, şirket yetkilisi … ile yapılan görüşmede, olaya konu çekiciyi olay sonrası gördüğünü, çekicinin sol yan kısmının hasarlı ve camlarının kırık olduğunu, olay günü çekicinin şoförü olan sanık … ile görüştüğünde sanığın kazayı kendisinin yaptığını, ancak karşı aracın yol içerisinde alkol aldığını ve teslim olmayacağını söylediğini beyan ettiği; işyeri yetkilileri tarafından çekicinin olay sonrası haline ilişkin görüntü kayıtları incelendiğinde, tırın sol yan arka kısmına yakın bölümünün siyahlaşmış olduğunun ve yeni iz olduğu değerlendirilen sürüntü izi olduğunun görülmesi üzerine kazaya karışan aracın sanık idaresindeki çekici tır olduğunun tespit edildiği, yine çekici ve dorse üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen tutanakta; çekicinin ön tampon altının kırık olduğunun, sağ ön farının yanmadığının, dorsenin sol yan kısmında arka tekerleklerin 1 metre ön kısmından başlayan boya tahribatlarının bulunduğunun ve bu bölgede dorsenin yerden yüksekliğinin 44 cm’den başladığının, zemin ve dorse yüksekliği bitiş noktası arasının 88 cm olduğunun, dorse üst kısmında toprak kalıntıları bulunduğunun tespit edildiği;
Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 16.07.2018 tarihli raporda da benzer şekilde; ölen idaresindeki araçta bu derece ağır bir hasarın oluşmasında hacim ve kütle olarak daha büyük bir aracın varlığının zorunlu olduğu, aksi durumda diğer aracın da aynı derecede hasar alması ve hareket kabiliyetini kaybederek olay yerinde olması gerektiği, bu kapsamda sanık idaresindeki aracın kazaya karıştığı tespiti ile sanığın olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda benzer görüşler ile, sanığın virajlı yolda aracını kaydırıp karşı şeride geçirmesi sonucu kazanın meydana geldiği tespiti ile olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği;
Her ne kadar sanık aşamalardaki beyanlarında böyle bir kazaya karışmadığını belirtmiş ise de, tüm bu teknik tespitler ile birlikte ölen idaresindeki araçta bulunan mağdur …’ın da aşamalarda, virajlı yol bölümünde olay anında araç sürücüsü olan ölenin, “tır bizim şeridimizde geliyor” şeklindeki beyanından sonra tırın kendilerini çarpması sonucu kazanın gerçekleştiğini beyan etmesi, görüntü kayıtları, şirket yetkililerinin beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay günü saat 14.30 sıralarında idaresindeki çekici ve ona takılı dorse ile İstanbul’dan yola çıkıp Orhaneli ilçesi’ne geldiği, buradaki işlerini 15-20 dakika içerisinde tamamladıktan sonra aynı araç ile dönüş yoluna geçtiğinde trafik kazasına sebebiyet verdiği, maddi olay ile uyumlu bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, sanığın virajlı yol bölümünde hızından ve virajı geniş almasından dolayı şerit ihlali yapıp ölen idaresindeki aracın şeridine geçmesi sebebiyle kazanın gerçekleştiği, bu suretle sanığın tamamen kusurlu eylemi ile 4 kişinin ölümü ile birlikte kendisinden şikayetçi olan iki kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın; atılı suçu işlemediğine, sanık müdafinin; eksik incelemeye, kusura ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli, 2021/643 Esas, 2021/1105 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 23.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.