YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6212
KARAR NO : 2021/10015
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil – Aile Konutu Şerhi Konulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu iddiası ile Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil ve aile konutu şerhi konulması talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan Bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf talebinin kabulüne karar verilerek tapu iptal, tescil ve aile konutu şerhi konulması davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından her iki davaya yönelik temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, davacının eşi Mahmut tarafından 25.12.2015 tarihinde davalılardan …’e devredildiği, …’in 25.1.2016 tarihinde taşınmazı davalılardan …’e devrettiği, …’in de 14.11.2016 da taşınmazı davalı …’ya devir ettiği anlaşılmaktadır. Aile konutu olan taşınmazın, tapu maliki olan eş tarafından üçüncü kişiye devri, davacının açık rızasını gerektirmektedir (TMK m.194/1). Bu rıza alınmamıştır.. İlk satış itibariyle açık rıza zorunlu ise de, sonraki satışlarda tapuya güven ilkesi gereği iyi niyetli olup olmadığı önem arz etmektedir. Toplanan delillerden satışların kısa aralıklarla gerçekleşmesi, davalıların birbirlerini tanıdıkları, aralarında iş ilişkisi olduğu, son satın alanın eşinin alacağından dolayı taşınmaz üzerinde ilk satıştan bir gün önce konulan haciz bulunması, taşınmazın aile konutu olarak kullanılmaya devam etmesi de dikkate alındığında, davalıların taşınmazın aile konutu olduğunu bildikleri, el ve iş birliği içinde kötü niyetli olarak hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle her iki davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy çokluğuyla karar verildi. 23.12.2021 (Per.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.