YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7790
KARAR NO : 2021/9045
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda; ilk derece mahkemesince davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, kararın davalı-davacı erkek tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince karar gerekçesi düzeltilerek “davacı davalı kadın dava dilekçesi ile feragat ettiğinden maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, cevaba cevap dilekçesi ile nafaka talep ettiğinden talep tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmiş”, karar davacı-davalı kadın tarafından yukarıda gösterilen yönlerden temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı-davalı kadın dava dilekçesinde davalı davacı erkekten herhangi bir talebi olmadığını belirterek boşanmayı talep etmiş, cevaba cevap dilekçesi ve birleşen davaya cevap dilekçesinde tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Feragat, 6100 sayılı Kanunun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde ise, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. 6100 sayılı Kanunun 309. maddesi; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Bu sebeple davacı kadının dava dilekçesindeki “davalıdan herhangi bir talebim de yoktur” şeklindeki beyanı feragat niteliğinde değildir. Bu durumda az kusurlu olan davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 02.12.2021 (Per.)