Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/4656 E. 2021/14803 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4656
KARAR NO : 2021/14803
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2020/570-2021/199
İlk Derece
Mahkemesi : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
No : 2016/249-2019/284

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin 2009 yılı Temmuz ayı başında işçi olarak davalı kurum bünyesinde kapatılan Yeşilköy Belediye Başkanlığında çalışmaya başladığını, Yeşilköy Belediye Başkanlığının 2014 yerel seçimlerinde davalı … Belediyesine bağlandığını, davacının bahçıvanlık ve park bekçiliği yaptığını, gündüzleri parkta bulunan ağaçların bakımı ve giderleri ile uğraştığını ve ayrıca park bekçiliği de yaptığını, davacının defalarca sigorta için talepte bulunduğunu ancak davalı kurumun hep oyalama ile davacıyı beklettiğini ve davacının çalıştığı dönemde asgari ücretten maaş aldığını ileri sürerek, davacının 5 yıllık sigortalılığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesi ile; Hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalıştığı sürelerin SGK kayıtlarında ne ise o kadar hizmet süresi bulunduğunu, davalı kurumun kamu kurumu olup TİS hükümleri uygulanmakta olduğundan davacının SGK bildiriminin yapılmaksızın çalıştırılmasının söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil vekili cevap dilekçesi ile; Davaların kamu düzenine ilişkin olup çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından;
“…Davanın kısmen kabulüne, 1-Davacı …’nin 31.07.2009 tarihi ile 01.08.2013 tarihleri arasında davalı … Belediyesi Başkanlığı (devrolunan Yeşilköy Belediyesi Başkanlığı) işyerinde hizmet akdi ile fiilen ve kesintisiz olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine,….” şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın esasına girilmeksizin öncelikle davanın bu sebeple reddinin gerektiğini, davacının 31.07.2009 – 01.08.2013 tarihleri arasında müvekkili Dörtyol Belediyesinde (devrolunan Yeşilköy Belediyesinde) fiilen ve kesintisiz olarak çalışmasının olduğu kabul edilmişse de davacı yanın çalıştığına dair belgeye ulaşılamadığını, müvekkili Dörtyol Belediyesinden davacının Yeşilköy Beldiyesinde çalışmasına ilişkin kayıt ve belgeler ile tespiti istenilen 2009-2013 yılları arasında Yeşilköy Belediyesinde ücretli, yevmiye usulü geçici ve kadrolu çalışan kişilerle ilgili ücret bordroları, tahakkuk müzekkereleri, ödeme belgeleri ve sair kayıt ve belgelerin sorulduğunu, ancak davacı adına ve diğer çalışanlarla ilgili hiçbir kayıt bulunmadığının bildirildiğini, bu nedenle davacının bu yıllar arasında belediyede çalıştığının belgelerle ispatlanamadığını, davacının çalıştığı sürelerin SSK kayıtlarında ne ise o kadar hizmet süresi bulunduğunu ve yerel mahkemece sadece tanık beyanlarının delil kabul edilerek hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesi ile; Davacı …’nin diğer davalı Yeşilköy Belediye Başkanlığı ünvanlı işyerinde Temmuz 2009 tarihinde çalışmaya başladığını, 2014 yerel seçimleri sonrasında Yeşilköy Belediye Bakanlığı’nın …’na bağlandığı, 506 sayılı kanun 79/10 madesi gereğince zamanaşımı süresi dikkate alınarak geriye dönük 5 yıllık çalışmasının tespiti talebiyle dava açtığını, açılan davanın hukuksal dayanaktan yoksun olup reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkili kurum lehine davanın kaldırılmasını istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi; Davalı ile fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,, dair karar tesis etmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili ve Fer’i müdahil kurum vekili istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanunun m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Öte yandan; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma hizmet bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Eldeki incelemeye konu davada; Davalı … tarafından gönderilen 03.10.2017 tarihli cevap yazısında; davacının işyerinde görevli olarak çalıştığına dair herhangi bir belge ya da bordro bulunmadığının bildirildiği, davacı adına tespiti istenen dönemde davalı idareden veyahut başkaca bir işyerinden hizmet bildirimi bulunmadığı, davalı tarafından bildirilen kişilerin dinlendiği ancak yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler ışığında; mahkemece davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli, davalı tarafından hiçbir ibraz edilmiyorsa, bunun nedeni açıklattırılmalı, ibraz edilememesi geçerli bir nedene dayanıyorsa bildirilen tanık beyanlarına başvurulmalı resen araştırma ilkesi gereğince gerekli araştırmalar yapılmalı, şayet bildirim yapılmadan çalıştığının belirtilmesi karşısında davacıya ücretlerin nereden karşılandığı, ne şekilde ödendiği, kaynağının ne olduğu, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin hangi nedenle bildirim dışı kaldığı açıklığa kavuşturulmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.