Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6531 E. 2021/2503 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6531
KARAR NO : 2021/2503
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 1144 (172) parsel sayılı taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde Seyhan Belediyesi adına ihdasen tescil edilerek, adı geçen Belediye ve daha sonra Adana Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulaması sonucu, bu ihdas parseli üzerinde de 5569 ada 13 ve 14 sayılı imar parsellerinin oluşturulduğunu; ancak, belirtilen şuyulandırma işleminin ve öncesinde aynı bölgede Seyhan Belediyesince yapılmış olan 37 no’lu imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiklerini ileri sürerek; tapu iptali ve Hazine adına tescil ile tapu kayıtlarının eski hale iadesinin sağlanmasını, olmadığı taktirde tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Seyhan Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, … ile … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine ve diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin, 30.06.2011 tarih, 2011/6283 Esas, 2011/7770 Karar sayılı ilamı ile ” ..çekişme konusu 1144 parselin ihdas suretiyle Seyhan Belediyesi adına tescil edildiği, Hazine adına sicil kaydının bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerekir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2018 tarih 2018/18 Esas- 2607 Karar sayılı ilamıyla ‘’ … mahkemece davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş…’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde 20.02.2020 tarihinde yapılan yasa değişikliği uyarınca davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline, davalılar lehine 4.080,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1144 parsel sayılı taşınmaz davalı … Belediyesi ve davalı … Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı … Belediyesi ile davalı … Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile, dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile davalı … Belediyesi sınırlarına dahil olan davalı … Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının;
1) Dördüncü bendinin çıkarılarak yerine “davacı tarafından yapılan 1.167.77TL yargılama giderlerinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı … Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine”
2) Beşinci bendinin çıkarılarak yerine ‘’Davalı … Belediyesi tarafından karşılanan 150,00 TL yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına’’
3) Altıncı bendinin çıkarılarak yerine ‘’ davalı … Belediyesi tarafından karşılanan 80,00TL yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına’’ ibarelerinin yazılmasına,
4) Sekizinci bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.