YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10037
KARAR NO : 2013/3281
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
Reşit olmayan kimseyi rızası ile kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2009 gün ve 2007/61 Esas, 2009/8 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmünün temyiz incelemesinde;
Mahkemece ırza geçme suçu sonucunda mağdurenin beden veya ruh sağlığında bozulmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 16.11.2007 tarihli raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi bulundurulmaması nedeniyle, Adli Tıp Kanununun 7 ve 23. maddelerine uygun teşekkül etmeyen ihtisas kurulundan rapor alınmış ise de; mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 43 ve 62. maddeleri tatbik olunarak kurulan hükme nazaran dahi 765 sayılı TCK.nın lehe bulunması ve bu nedenle aynı Kanunun 103/6. maddesi uyarınca alınacak raporun sonuca etkili olması mümkün bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, sanığa atılı suçun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, Eylül 2004 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.