Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/672 E. 2021/13665 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/672
KARAR NO : 2021/13665
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2019/1851-2020/2195

İlk Derece
Mahkemesi : Samsun 3. İş Mahkemesi

Dava, kurum işleminin iptaliyle tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, muafiyet kapsamında olduğu gerekçesiyle sigortalılığı iptal eden kurum işleminin iptaliyle davacının 23.12.2009 – 15.10.2015 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini, bu talep kabul edilmediği takdirde ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılık primi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı kurum vekili, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kısmen kabulüne,
Davacının 23/12/2009 – 15/10/2015 tarihleri arasında 5510 sayılı yasanın 4b kapsamında zorunlu tarım bağkur sigortalısı olduğuna dair talebinin reddine,
Ancak pirim ödemeleri dikkate alınarak davacının 06/07/2010- 26/05/2015 tarihleri arasında 5510 sayılı yasanın 4/1-b maddesi kapsamında isteğe bağlı tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının isteğe bağlı sigortalılık talebinin bulunmadığı gibi düzenli prim ödemesinin de bulunmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- 5510 sayılı Kanunun 9. maddenin 1. fıkrasının 5. bendi gereği sigortalılığın “Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6. maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,” itibaren sona ereceği, 6. maddenin (ı) bendinde ise, Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5. maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin ve 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanların 5510 sayılı Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta hükümleri çerçevesinde sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.
Ziraat Odasınca düzenlenen 23.12.2009 tarihli Muafiyet Belgesi, mahkemece yapılan araştırma ve düzenlenen bilirkişi raporu karşısında, mahkemece Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitinin reddine ilişkin hüküm yerindedir.
2- Dosya kapsamından; davacının 06.07.2010 – 26.05.2015 tarihleri arasında prim ödemeleri olduğu sabit ise de mahkemece, yapılan prim ödemelerinin ne kadar süreyle isteğe bağlı sigortalılık süresine denk geldiği araştırılmaksızın ilk ve son prim ödeme günleri esas alınmak suretiyle karar verilmesi isabetsizdir.
Bu husus kurumdan sorularak gelen yazı cevabı ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde, davalı kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK 373/1. hükmü gereğince kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.