Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/5427 E. 2013/11909 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5427
KARAR NO : 2013/11909
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2013 gün ve 2012/292 Esas, 2013/48 Karar sayılı ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 02.10.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 27.11.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece, sanığın atılı cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini tehditle işlediği kabul edilmiş ise de; dosya içeriğine göre; suç tarihinde 15 yaş içerisinde olan mağdurenin hamile kaldığını öğrendikten sonra durumu sanığa bildirdiği, sanık ile birlikte hamilelikten kurtulmak için arayış içine girdikleri, sonuç alamamaları üzerine mağdurenin ailesinin hamilelikten haberdar olduğu, muayene sonucu 12 haftalık gebe olduğu anlaşılınca olayın adli makamlara intikal ettiği, mağdure tarafından sanığa hitaben yazılan 95 adet mektup ile arkasında cinsel içerikli yazıda bulunan iki adet vesikalık fotoğrafı, dosyada bulunan mağdurenin cinsel bölgelerinin fotoğrafı ve görüntü kaydının mağdurece, sanığın telefonu kullanılmak suretiyle oluşturulduğu gözetildiğinde, söz konusu eylemlerin tehditle işlendiğine ilişkin mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı ve sanık hakkında cinsel istismarı tehditle işlediğine dair TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanamayacağı düşünülmeden hüküm kurulması,
Sanığın 15 yaşını doldurmamış olan mağdure ile cinsel ilişkiye girmek için tehdit ettiğine ilişkin delil bulunmaması nedeniyle dosya kapsamı ve mağdurenin yazdığı mektup içeriklerine göre sanık hakkında TCK.nın 109/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı maddenin ikinci fıkrasıyla ceza belirlenmesi ve tehdit suçundan da beraate hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, ruh sağlığını bozacak şekilde ve zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemler nedeniyle uygulamanın TCK.nın 61/4-5. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak, aynı Kanunun 103/2 ve 103/4. maddeleri ile belirlenen ceza üzerinden 43/1. madde uygulanarak bulunacak artırım miktarının 103/6. madde ile tayin edilen ceza süresine eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde 43. madde ile artırım yapılmasından sonra 103/6. madde uyarınca takdir edilen artırımın ilave edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmadaki savunmaları ile katılanlar vekilinin temyizi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.11.2013 tarihinde verilen işbu karar 27.11.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.