YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3648
KARAR NO : 2013/6983
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine ve tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına, sanık …’un eylemi cinsel taciz nitelikte görülerek hakkındaki kamu davasının düşmesine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.12.2012 gün ve 2007/36 Esas, 2012/257 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 16.01.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinde yapılmayan temyiz istemi ile sanık … hakkında tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyizi mümkün olmaması ve itiraz merciince bu hususta bir karar verilmesi nedeniyle temyiz istemlerinin5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kendisinde sınır düzeyde mental retardasyon rahatsızlığı bulunan mağdurenin 21 haftalık gebe olduğu anlaşıldıktan sonra şikâyetçi olması ve tüm aşamalarda hayvanları otlatırken sanığın kendisine birşey koklatıp bayılttığını ve ırzına geçtiğini ve çocuğun babasının sanık olduğunu başka kimseyle ilişkisinin olmadığını beyan etmesine karşın, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesinin 09.07.2007 tarihli raporunda sanığın mağdurenin doğurduğu bebeğin babası olamayacağının belirtilmesi, sanığın mağdurenin evinde onun rızasıyla ilişkiye girdikleri yönündeki beyanları karşısında, sanığın 15 yaşından küçük mağdureye nitelikli cinsel istismar eylemini zora dayalı olarak gerçekleştirdiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluştuğuna dair sübuta yeter kesin ve inandırıcı bulunmadığı gözetilmeksizin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, şartları oluşmadığı halde TCK.nın 103/4. maddesi uyarınca artırım yapılması,
Keza mağdurenin muayene kaydında ruh sağlığındaki bozulmada hamileliğin esas olduğunun belirtilmesi, ATK raporunda ise hamileliğin sanık dışında 3. bir kişiden kaynaklı olduğunun bildirilmesi karşısında, ruh sağlığındaki bozulmanın sanığın eyleminden kaynaklandığı hususunun şüphede kaldığı anlaşıldığı halde TCK.nın 103/6. maddesi ile artırım yapılması,
Suçun işleniş özellikleri itibarıyla, 60 yaşındaki sanığın eylemini 15 yaşından küçük mağdureye karşı gerçekleştirmesi ve mağdurenin aynı zamanda sınır mental reterdasyonda olması dikkate alındığında cezaların şahsileştirilmesi ve orantılılık ilkeleri uyarınca cezanın alt sınırından uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken buna uyulmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak da gözetilerek 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.