Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18677 E. 2021/9216 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18677
KARAR NO : 2021/9216
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-karşı davalı … vekili Avukat … tarafından, davalı-karşı davacı … aleyhine 20/05/2013, karşı dava 07/06/2013 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin 22/04/2014 tarih 2013/569 esas 2014/673 karar sayılı hükmünde direnilerek, davacı karşı davalı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.11.2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacının 07/12/2009 tarihinde davalı-karşı davacı (davalı) ile nişanlandığını, davalı ve ailesinin resmi nikahın bir hafta, on gün sonra yapılacağı sözü üzerine 15.12.2011 tarihinde düğün salonunda resmi nikah kıyılmadan tarafların evlendiğini, resmi nikah kıyılmadığı gibi bir süre sonra davalının ailesinin gelip evlerine yerleştiğini, davacıya kötü davranıp hakaret ettiklerini, davacının evlendikten sonra eşinin uyuşturucu madde kullanmaya başladığını gördüğünü ve tepki gösterdiğini, bu yaşanan olaylar karşısında sağlık durumunun kötüleştiğini, düğünde takılan üç adet bileziğin bıçakla tehdit edilmek suretiyle alındığını, sonrasında evden ayrılması için her türlü baskının uygulandığını, ailesinin yanına sığınan davacının davalı ve ailesi tarafından aranıp sorulmadığını, davacı ve ailesinin düğün için masraf yaptıklarını, ev eşyası aldıklarını, ayrıca babasının nişanlılık döneminde bir inek alıp davalıya hediye ettiğini ileri sürerek davacının yaşadığı elem, sıkıntı, travma, genç kızlığının elinden alınması ve bu sebeple tekrar evlenmekte sıkıntı yaşayacağı gerekçesiyle 25.000,00 TL manevi tazminat ile düğün hazırlığı ve ev eşyasına yaptığı masraflar için 15.000,00 TL, nişan hediyesi olarak verilen 2.500,00 TL değerindeki inek ve davacıya düğünde takılan, elinden zorla alınan 6.000,00 TL değerindeki bileziklerin bedeline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; düğünden sonra tarafların davalının abisine ait evde yaşadıklarını, davalının ailesinin köyde tarım ve hayvancılıkla uğraştığını, bu işleri bırakıp yanlarına sürekli yerleşmelerinin mümkün olmadığını, sadece ziyaret amaçlı gelip gittiklerini, davalının evlilikten hemen sonra Antalya iline çalışmaya gitmesi sebebiyle resmi nikâhta tarafların karşılıklı rızası ile gecikme olduğunu, bir hafta veya on gün sonrası için resmi evlilik yapılacağına ilişkin söz vermediğini, davalının evlilik öncesi hiçbir zararlı madde kullanmadığını ancak davacının ev eşyalarını da alıp evi terk etmesi üzerine bunalıma girip bir, iki ay esrar kullandığını, bununla ilgili yasal işlem yapılması üzerine davacının evlilik süresince kullanmış gibi göstermeye çalıştığını, tarafların teyze çocukları olup davacının her şeyden haberdar olduğunu, davalının çalışmaya gittiğinde davacının annesinin kızını alıp götürdüğünü, tüm çabalarına rağmen davacının eve geri dönmediği gibi müşterek konutta kimse yokken habersizce tüm ev eşyalarını alıp götürdüğünü, ev ve ziynet eşyalarının tamamının davacıda olduğunu, müşterek ineğin davacının babası tarafından ürünlerinden faydalanılmak için alınıp davalının babasına bakması için verildiğini savunarak ineğin yarı bedelini vermeye hazır olduklarını, asıl davanın bunun dışında kalan talepler yönünden reddine, karşı davanın ise kabulü ile müşterek konuttan habersizce götürülen ev eşyalarının bedeli olan 15.670,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen ilk kararın Yargıtay …Hukuk Dairesi’nin 18.05.2015 tarih ve 2014/9738 esas, 2015/6335 karar sayılı ilamı ile davalı- karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazların reddine karar verildikten sonra, “…Davaya konu olayda; taraflar resmi nikah olmadan geleneksel törenle evlenmişlerdir. Davacının bu eylemde rızası vardır. Davacı ile davalı arasındaki gayri resmi birliktelik, Türk Medeni Kanunu anlamında gerçekleşen ve hukuk alanında geçerlilik taşıyan bir evlilik olmayıp; taraflar arasında bir evlilik ilişkisi de doğurmamaktadır. Bu nedenle, aralarındaki ilişkinin aile hukuku kurallarına göre değil; Borçlar Hukuku’na ve özellikle de haksız eylem hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Davacı kadın, davalıyla rızası ile birlikte olmuştur. Reşit olup eyleminin sonuçlarını da kavrayabilecek yeterliliktedir. Bu durumda, manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken mahkemece kısmen kabulune karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesi ile bozulması üzerine ilk derece mahkemesince, davalı tarafından sosyo-kültürel çevrenin imkânlarından yararlanılarak davacının bu şekilde bir birlikteliğe ikna edilerek zarara uğratıldığı, ilerde resmi nikah yapılacağı vaadiyle davacıyı gayriresmi birlikteliğe ikna eden, birlikte yaşanılan dönemde uyuşturucu madde kullanan, eşini ailesiyle yaşamaya zorlayarak müşterek haneden uzaklaşan davalının kusurlu olduğu gerekçeleriyle direnilerek, davacı/karşı davalı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminat ve 2.500,00 TL maddi tazminatın 07/06/2013 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği ve Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2021 tarih, 2017/4-1316 esas sayılı ilamı ile direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davalı-karşı davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 954,72 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı karşı davacıdan alınmasına 25/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.