YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/746
KARAR NO : 2013/12724
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.02.2010 gün ve 2009/30 Esas, 2010/46 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin tayin olunan cezanın miktarı ve süresinde yapılmaması nazara alınarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın katılanın göğsünü tutma şeklindeki eylemi ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sırasında … Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında görevli adli tıp uzmanı tarfından düzenlenen 09.05.2007 günlü raporda anılan olaydan dolayı mağdurede posttravmatik stres bozukluğu gelişip ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesine karşılık kovuşturma evresinde 32 yaşında bulunan mağdurenin sevk edildiği … Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca içerisinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunmayan heyet tarafından düzenlenen 17.08.2009 gün, 3194 sayılı raporda 08.07.2009 tarihli kurul muyenesinde herhangi bir psikopatolojik bulgu tespit edilmemesine karşın olay sonrası alınan 09.05.2007 günlü raporda bildirilen posttravmatik stres bozukluğunun zaman içinde dalgalı seyir izleyip zaman zaman bulguların kaybolabileceği gibi bir süre sonra tekrar ortaya çıkmasının da tıbben mümkün olması karşısında ilk rapor bulgularına itibar edilmesi gerektiği yönünde bilgi verilmesi karşısında, eylemin ani nitelikte, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirildiği hususu da dikkate alınarak, katılanın olayın üçüncü kişilerce duyulması üzerine girdiği üzüntü hali ve sıkıntı sonucunda ortaya çıkan durumun ruh sağlığı bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceği ve TCK.nın 102/5. maddesinde öngörülen netice sebebiyle hal maddesinin basit cinsel saldırı eyleminin ağır boyutlara ulaşması, ısrarla gerçekleştirilmesi, ya da suçun nitelikli halinin işlenmesi nedeniyle gerçekleşebilecek bir sonuç olabileceği, katılandaki halin bir ruh sağlığı bozulması mı yoksa suç nedeniyle ruh sağlığının etkilenmesi mi olduğunun saptanması için dava dosyasının ve gerek duyulması halinde mağdurenin 6. İhtisas Kuruluna gönderilip içinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunan heyet tarafından mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve denetime elverişli rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.