YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24259
KARAR NO : 2021/9334
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 08/01/2009 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkiline ait motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kazada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, davacının bu kaza sebebiyle felç olduğunu ve hayatı boyunca bakıma muhtaç hale geldiğini, davalıya yapılan ilk başvuru sonucunda 13/05/2010 tarihinde 150.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının ödendiğini, bu kez bakıcı gideri tazminatı ödenmesi amacıyla 03/04/2018 tarihinde davalıya tekrar başvuru yapıldığını, yapılan başvurunun talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek belirsiz alacak olarak 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davaya konu trafik kazasının 08/01/2009 tarihinde meydana geldiği, davacının sigorta şirketine ilk başvuru tarihinin 22/03/2010 olup davacıya 13/05/2010 tarihinde 150.000,00 TL sürekli işgöremezlik ödemesi yapıldıktan sonra bu kez 03/04/2018 tarihinde bakıcı gideri tazminatı istemiyle talepte bulunulduğu, talebin 05/04/2018 tarihinde reddedildiği, davanın ise kaza tarihinden itibaren 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinden sonra 11/04/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, olay tarihinin 08/01/2009 olduğu, davacının 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesi gereğince davalı tarafa tazminat ödemesi için 03/04/2018 tarihinde başvurduğu, eldeki tazminat davasının 11/04/2018 tarihinde açıldığı, davacının maluliyet zararının karşılanması için davalıya daha önce yaptığı başvuru sırasında ibraz ettiği 09/03/2010 tarihli…Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporuna göre sağ hemiparazi rahatsızlığına bağlı özürlü durumuna göre tüm vücut fonksiyonu kaybı oranının %84 olduğu, ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 06/05/2019 gün ve 9487 karar nolu raporunda da benzer rahatsızlıktan dolayı maluliyet oranının %79 olarak belirlendiği ve başka birinin bakımına sürekli muhtaç olduğunun mütalaa edildiği, davacının 2010 yılında sunduğu özürlü raporuna göre adli süreç başlatılmadan davalı tarafından ödeme yapılmasından dolayı, davalı tarafından itibar edilen bu özür durumuna göre davacının bakım ihtiyacı olup olmadığını 06/05/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla öğrendiğinin kabul edilmesi bakım ihtiyacı ilgili mevzuat açıklamaları ve kişinin bakım ihtiyacının başlangıcı gibi hususlar gözönüne alındığında doğru olmayacağı, davacının olay tarihi ve hastaneden taburcu olduğu tarihten beri bakıma muhtaç olduğunun dosyadaki tedavi evraklarından anlaşılabildiği, dava dilekçesinde davacının kaza sebebiyle ağır yaralandığı, sağ tarafının felç olduğu ve hayatı boyunca bakıma muhtaç hale geldiği beyan edilmek suretiyle davacının baştan beri bakıcıya ihtiyaç duyduğunun kabul edildiği, davalı tarafından 13/05/2010 tarihinde yapılan ödemenin maluliyet ödemesi olmasından dolayı bu ödemenin bakıcı gideri yönünden zamanaşımını kesmediği, olay tarihi ile davalıya başvurma ve dava tarihi arasında 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi ile 2918 Sayılı Yasanın 109 maddesinde yazılı 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığı, buna göre ilk derece mahkemesince davalının süresinde yaptığı zamanaşımı def’i nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nun 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nun 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.