Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/6624 E. 2021/14654 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6624
KARAR NO : 2021/14654
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2019/1380-2021/686

İlk Derece
Mahkemesi : … İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer-i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer-i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.05.1991 tarihinde … bünyesinde mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu tarihten itibaren 3 ay davalı kurumda çalıştığını, davalı kurumun müvekkilinin işe giriş bildirgesini verdiğini ancak sigorta bildirimlerini yapmadığını, müvekkilinin 23.05.1991 ile 23.08.1991 tarihleri arasında davalı kurum bünyesinde zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Fer-i müdahil Kurum vekili; 23.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden davacı adına prim yatırılmadığından dönem bordrosu verilmediğinden dolayı bu girişin sigortalı giriş olarak kabul edilmediğini, davacının 23.05.1991 – 23.08.1991 tarihleri arasında çalıştığı iddiası ile ilgili olarak yazılı bilgi belge olmadığından kuruma prim yatırılmadığından ve dönem bordrosu verilmediğinden dolayı davasının red edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının davasının hak düşürücü süreye uğradığını, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin kanun kapsamında bulunup bulunmadığının araştırılması ile eğer belirtilen sürede kanun kapsamında değil ise sigortalılık talebinin tümden yok sayılması gerektiğini, çalışmasının gerçek -fiili olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının idare nezdinde çalışması olmadığını, her hangi bir belgeye rastlanmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının davasının kabulü ile; davacı …’nin davalı … Belediyesi’nin Otobüs ve Su İşletmesi işyerinde 23.05.1991 tarihinden 23.08.1991 tarihine kadar işçi olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı ve Feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili: davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bordro tanıklarının hizmet bildirimlerinin olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, salt tanık beyanları ile hüküm verildiğini, yazılı belgenin aksi yazılı belge ile ispatlanabileceğinden, tanık beyanlarına itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönündeki eksik incelemeye dayanan mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacı, davalı … adına tescilli işyerinde mevsimlik işçi olarak 23.05.1991-23.08.1991 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini istemiş olup; dosya kapsamında bulunan, işe giriş bildirgesi ve tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, resmi kurumlarda geçen çalışmaların resmi belgeye dayandırılmasının esas olduğu gözetilerek, davalı … tarafından düzenlenen ve Sayıştayda olduğu belirtilen belgelerden dava konusu döneme ilişkin ücret bordroları ve puantajlar getirtilmeli, davacı adına kayıt olup olmadığı araştırılmalı, kayıt bulunmaması halinde sebebi üzerinde durulmalı, davacının çalışmaları ile kanaat edinilememesi halinde, işe giriş bildirgesinin varlığı sebebiyle sigorta başlangıç tarihi ile bir günlük sigortalı çalışmanın varlığı tartışılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ve fer-i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.