YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12643
KARAR NO : 2022/58
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
Sanık …’in çocuğun cinsel istismarı suçundan gerçekleştirilen yargılaması sonucunda atılı suçtan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 31.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.04.2014 gün ve 2012/1615 Esas, 2014/172 Karar sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 30.03.2017 gün ve 2017/567 Esas, 2017/1727 sayılı onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2017 günlü, KD-2017/32015 sayılı itiraznamesiyle 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine kapatılan 14. Ceza Dairesinin 30.11.2017 gün ve 2017/3294 Esas, 2017/6070 sayılı ilamıyla itirazın yerinde görülmeyerek reddiyle, bu hususta karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.04.2019 gün ve 2017/14-1202 Esas, 2019/339 sayılı ilamıyla 20.03.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının gerekli görmesi halinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılma hakkının bulunması nedeniyle anılan madde uyarınca bu husustaki takdir hakkının kullanılabilmesi için yokluğunda verilen mahkeme kararlarının Bakanlığa tebliğinin zorunlu olması nedeniyle itiraz konusu dosyadan haberi olmadığı anlaşılan Bakanlığa ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı tebliğ edilip, temyiz ettiği takdirde bu husus ta gözetilerek, etmediği takdirde ise sanık müdafisinin temyizine istinaden Dairesince yeniden değerlendirme yapılarak karar verilmesi için itirazın değişik gerekçeyle kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına dair verilen kararla birlikte gönderilen dosyayla ilgili verilen 08.01.2020 gün ve 2019/6392 Esas, 2020/118 sayılı tevdi kararına istinaden ilk derece mahkemesince yapılan tebligat üzerine Bakanlık vekili tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ek tebliğnameyle birlikte Dairemize gönderilen dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü alışveriş merkezinde yemek sırasında bekleyen on sekiz yaşındaki mağdurenin kalçasına dokunma şeklindeki fiziksel temas içeren eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve mahkemece sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının değişmediği gözetildiğinde, muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.