YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/945
KARAR NO : 2021/3629
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01/06/2016 tarihinde verilen dilekçeyle mirasın hükmen reddi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 21/02/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti ve TMK’nın 605/2 hükmü uyarınca mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi …’ın 13/03/2014 tarihinde vefat ettiğini; murisin vergi borçlarının bulunduğunu, murisin öldüğü tarih itibariyle terekesinin borca batık olduğunu beyan ederek; terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddedildiği yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı … vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30/11/2017 günlü 2017/726 Esas, 2017/880 Karar sayılı kararında eksik araştırma nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yeniden yargılama sonunda davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi süreler, kanun tarafından tespit edildiği gibi (kanuni süreler) hakim tarafından da tayin edilir.(HMK m.90) Kanuni süreler, (örneğin cevap süresi, temyiz süresi gibi) kesindir ve hakim tarafından bu süreler kısaltılıp uzatılamaz. Ancak, hakimin tayin ettiği süreler kesin değildir. Yargılama hukukunda egemen olan ilkelerden usul ekonomisi ilkesi gereğince, hakim bir davayı, makul süre içinde ve en az giderle sonuçlandırmak zorunda olduğundan bazen taraflara yapacakları işlemlerin mahiyeti gereği kesin süre verebilir. (HMK m.94/2)
Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince, mahkemece düzenlenen 19/12/2018 tarihli yenileme tensip tutanağı ile terekesinin borca batık olduğunun tespiti istenen …’ın murisi … adına kayıtlı Niğde ili, Ulukışla ilçesi, 182 ada 34 parsel sayılı taşınmazın değerinin tespiti için keşif harç ve masrafları ile bilirkişi ücreti toplamı olarak 1.128,80TL’nin davacılar tarafından 1 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine depo edilmesi için kesin süre verilmiş, aksi halde keşif ve bilirkişi delillerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre karar verileceği ihtarı yapılmıştır. Davacılar vekiline verilen süre yapılması gereken iş için yeterli ve makul bir süre olmadığından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA; karardan bir örneğin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.