YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1154
KARAR NO : 2012/628
KARAR TARİHİ : 01.02.2012
KARAR
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme suçundan mahkûmiyetine, atılı diğer suçtan beraatine dair Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.11.2005 gün ve 2003/216 Esas, 2004/20 Ek Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında CMK.nın 236/3. maddesine uyarınca psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmaması, mağdurenin dinlenildiği tarihte 5271 sayılı CMK.nın yürürlükte bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmamış, mahkemece ırza geçme suçu sonucunda mağdurenin beden veya ruh sağlığında bozulma olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmamış olması ise, mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 43 ve 62. maddeleri tatbik olunarak kurulan hükme nazaran dahi 765 sayılı TCK.nın lehe bulunması ve bu nedenle aynı Kanunun 103/6. maddesi uyarınca alınacak raporun sonuca etkili olması mümkün bulunmadığından; oluşa aykırı şekilde 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesi uyarınca artırım yapılmaması ise, sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan ve yine kızlık bozma nedeniyle ceza artırımı yapılmayan 29.01.2004 tarihli ilk hükmün yalnızca sanık müdafiince temyiz olunması nedeniyle iade sonrasında kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin temyizinin ilk hükmün oluşturduğu hukuksal duruma yönelik aleyhe bozma yasağı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, tebliğnamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca rapor alınması ve 765 sayılı TCK.nın 418/2. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ırza geçme suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
…/…
-2-
Sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığa isnat olunan suçun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısının öncesinde sanık hakkında bu suçtan mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 29.01.2004 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği ve zamanaşımını kesen başkaca bir usûli işlemin bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…