Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9346 E. 2021/13407 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9346
KARAR NO : 2021/13407
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 1) Sahte fatura kullanma
2) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
3) Muhasebe hilesi yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

A) Sanık … … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan verilen hüküm yönünden yapılan incelemede;
1)Sanık … … hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a) Suça konu 3 adet faturayı düzenleyen … hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Aynı mükellef hakkında ilgili takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Suça konu faturaların sadece Aralık 2009 KDV beyannamesi döneminde verilerek kullanılması nedeniyle, sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden fazla ceza tayini,
b) 2009 takvim yılının Aralık ayında düzenlenen faturaların KDV indiriminde kullanılması nedeniyle suç tarihinin “25.01.2010” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “2009” olarak hatalı yazılması,
B) Sanık … … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan verilen hüküm yönünden yapılan incelemede;
1) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 231/6-c. maddesinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; engel adli sicil kaydı bulunmayan, iyi halli olduğu değerlendirilerek hükmolunan cezası ertelenen ve CMK‘nin 231. maddesinin uygulanmasını kabul eden sanık hakkında, “zarar giderilmediğinden” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2) 5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; Mahkemece sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infazına denilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
C) Sanık … hakkında “muhasebe hilesi yapma” suçundan verilen hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında muhasebe görevini üstlendiği diğer sanığa ait şirketin evraklarının zirve isimli bilgisayar programı vasıtasıyla dökümü yapılan A4 kağıtlarına …’den alınan faturaları yansıtmayarak muhasebe hilesi yaptığı iddia ve kabul olunan olayda, suça konu faturaların 2009 yılına ait olduğu, sanığın 2012 yılı eylül ayında muhasebe görevini üstlendiği anlaşılmakla; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından suça konu faturaların muhasebeleştirilip kayıtlarda yer alıp almadığı ve sanığın suç kastının ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde tartışılmaması; yasaya aykırı,
D) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 23.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.