Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17153 E. 2012/19985 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17153
KARAR NO : 2012/19985
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 29.09.1998 tarihinde kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin 12/a maddesine göre kredi kartının iptal edildiğini ve hesaplarının kat edildiğini, davalının borcunu ödemediğini, hakkında takip başlatıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taksitli alışveriş yaptığını, kredi kartına ilişkin dönem borcu bulunmadığını, davacının vadesi gelmemiş alacağını tahsil etmek istemesinin yasal olamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K. 67 ‘inci maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının … şubesinde bulunan kredili mevduat hesabına ait borcunu ödememesi üzerine kredi kartına ait hesabının dönem borcu olmamasına rağmen kat edilerek bu kredi kartıyla yapılan taksitli alışverişlere ait tutar için davalı hakkında icra takibi yapılmasına ilişkindir. Davacı davalı adına açılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcu nedeni ile kredi kartı sözleşmesinin 12/a maddesine göre kredi kartı hesabının kat edilmesinin taraflar arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesine uygun olduğunu iddia etmiştir. Davalı ise kredi kartına ilişkin dönem borcu olmadığını 2012/17153-19985
takibin yasalara aykırı olduğunu belirtmiştir. Yargılama aşamasında mahkemece bilirkişi raporunun incelenmesinde; davalıya ait her iki hesaba ilişkin borçlar tespit edilmiş fakat bu borçların tüketici mevzuatı açısından değerlendirilmesi yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda; davalıya ait kredili mevduat hesabına ilişkin borcun ödenmemesinin kredi kartı hesabının kat edilmesi için yeterli olup olmayacağı ve kredi kartı sözleşmesinin 12/a maddesinin tüketici açısından haksız şart oluşturup oluşturmayacağı tartışılmamıştır. Ayrıca davalı için düzenlenen ihtarnamelerin yasaya uygun olup olmadığı hususu ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Tüketiciye ihtarın nasıl yapılacağı 4077 sayılı Tüketici Yasası’nda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu usulüne uygun çekilmeyen ihtar ile davalının temerrüte düştüğünden bahsedilemez. Dolayısıyla çekilen ihtar hüküm doğurmaz. O halde vadesi gelmeyen borçların muaccel olduğu kabul edilemez. Davacı ancak muaccel olan alacaklarını isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece yukarda belirtilen hususları açıklayan davalıya ait borçların ve düzenlenen ihtarnamenin tüketici mevzuatı açısından değerlendirilmesini içeren,hüküm kurmaya yeterli bir bilirkişi raporu alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan 65,25 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.