YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2600
KARAR NO : 2012/8186
KARAR TARİHİ : 11.09.2012
Irza geçme suçundan sanıklar …, … ile ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’ın üzerlerine atılı suçtan mahkûmiyetlerine, sanık …’un atılı suçlardan beraatine dair Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.05.2006 gün ve 2004/517 Esas, 2006/61 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar … ve … müdafileri ile katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle dosya incelendi;
Sanık … hakkında tayin edilen cezanın miktarına göre, bu sanık müdafiinin duruşma isteminin CMUK.nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık …’a atılı reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre, 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın bu suçtan sorgusunun yapıldığı 18.05.2004’den inceleme tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık … hakkında bu suçtan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan beraat hükmü ile… hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında, sanık…’ın adının … yerine …, baba adının da … yerine … olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edildiğinden; aynı sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarına göre 765 sayılı TCK.nın 33. maddesinin uygulanmamasındaki kanuna aykırılığın ise “hükümlülüğün kanuni sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle giderilmesi mümkün görüldüğünden” bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında ırza geçme suçundan verilen beraat hükmüyle, delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekili ve sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … müdafiin bu sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince;
Sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 414/1. maddesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra 65/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken Kanunun 65/3. maddesi yollamasıyla 414/1. maddesi uyarınca doğrudan 2 yıl 6 ay ceza tayin edilmesi sonuca etkili olmadığından; 765 sayılı TCK.nın 414/1, 65/3, 80, 418/2 ve 62. maddeleri uyarınca sonuç cezanın 3 yıl 5 ay 20 gün yerine yılın aya çevrilmesi suretiyle 2 yıl 17 ay 20 gün olarak eksik tayin edilmesi, katılan vekilinin temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu bu sanık hakkında karşı temyiz olmadığından; hükmolunan ceza miktarına göre 765 sayılı TCK.nun 31. uygulanmamasındaki kanuna aykırılık ise “hükümlülüğün kanuni sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle giderilmesi mümkün görüldüğünden” bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5252 sayılı Kanunun 6/1. maddesine göre, kanunlarda öngörülen “ağır hapis” cezalarının “hapis” cezasına dönüştürüldüğü gözetilmeden sanık hakkındaki cezanın ağır hapis cezası olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “2 yıl 17 ay 20 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresi çıkartılarak yerine “2 yıl 17 ay 20 gün
hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.