Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/6122 E. 2021/3459 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6122
KARAR NO : 2021/3459
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22/05/2012 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 1709 ada 98 parsel 6 numaralı bağımsız bölümü, 30.10.2006 tarihli 9344 yevmiye nolu ipotek şerhi ile birlikte satın aldığını, 20.141,00TL ödeme kaydı ile ipoteğin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu ipoteğin 70.000,00 TL bedelli olup doğacak borçlar yönünden ipoteğin devamında davalı bankanın hukuki yararı olduğunu belirterek davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07.04.2015 gün 2015/389-3782 E.K sayılı ilamı ile “Hükmün temyizi üzerine yapılan duruşma esnasında davacı tarafça açıklandığı üzere Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/183 Esas sayılı dosyasında davalı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine itiraz üzerine banka tarafından icra takibine itirazın iptali davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki alacak–borç durumu açılan itirazın iptali davası ile sonuçlanacağından mahkemece bu dava dosyası getirtilip incelenerek bu davaya etkisi üzerinde durulup, HMK’nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay’ın bozma ilamına konu ettiği takip dosyası hüküm tarihinden sonra başlatıldığından, HMK 165. maddesi gereği davacıya itirazın iptali davası açması konusunda süre verilmesi ve henüz yapılmayan bir takip hakkında bekletici sorun yapılmasının beklenmesinin doğru olmayacağı kanaatiyle eski hükümde direnilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27/04/2021 tarih 2017/14-1764 Esas, 2021/527 Karar sayılı ilamıyla, yerel mahkemece, bozma kararında yapılması gerektiği belirtilen araştırma ve incelemeler yapıldıktan sonra toplanan yeni delillere dayanılarak verilen ve “direnme” olarak adlandırılan bu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma kararı sonrası yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu belirtilerek dosya dairemize gönderilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda aşağıda yazılı gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Şöyle ki; duruşma esnasında davacı tarafça açıklandığı üzere Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/183 Esas sayılı dosyasında davalı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine itiraz üzerine banka tarafından icra takibine itirazın iptali davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki alacak–borç durumu açılan itirazın iptali davası ile sonuçlanacağından mahkemece bu dava dosyası getirtilip incelenerek bu davaya etkisi üzerinde durulup, HMK’nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve direnmeye ilişkin hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunmadığı anlaşıldığından hükmün yukarıdaki gerekçeyle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.