YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4407
KARAR NO : 2013/19231
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığa atanan zorunlu müdafiinin yüzüne karşı verildiği ve sanık müdafıinin hüküm aleyhine kanun yoluna başvurmaması gözetilerek, kendisine müdafii atandığından haberdar olmayan sanık …’nin infaz aşamasında kararı öğrenmesi üzerine vermiş olduğu 26.04.2012 tarihli kararın temyize ilişkin temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
A-Sanığın müştekiler …, …, … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın müştekilerden …’e yönelik olarak Haziran 2000 tarihinde gece vakti, müştekiye ait işyerinin muhkem olmadığı tespit edilen pencere camını kırmak suretiyle işyerine girip işlediği hırsızlık suçu ile müşteki …’a yönelik olarak müştekinin işyerine 11.06.2000 günü gece saat 03.30 sıralarında, bitişik işhanı kepengini merdiven gibi kullanarak 2. kata çıkıp muhkem olmadığı tespit edilen sürgülü pencereyi itmek suretiyle açıp işyerine girerek işlediği hırsızlık suçu nedeniyle, eylemlerine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1 maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın üst sınırına göre, aynı yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin, mahkumiyet kararının verildiği tarih olan 20.04.2006 tarihinden inceleme tarihine göre geçmiş olması,
Sanığın 01.06.2000 tarihinde gündüz vakti müştekilerden …’ye ait park halindeki otonun kilitli bagajını zorlamak suretiyle açıp içinden çantalar içerisindeki seyyar satış malzemelerini çalma şeklindeki eylemine uyan TCK’nın 142/1-b ve 151/.1 maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile suç tarihi 09.06.2000 tarihinde gündüz vakti müştekilerden …’ya ait işyerinin asma kilidini sert cisimle kopartarak içeri girerek 144 adet şemsiye çalma şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.’nın 142/1-b, 151/1. ve 116/1. maddelerinde tanımlanan hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış zamanaşımının, suç tarihleri olan 01.06.2000 ve 09.06.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki adı geçen müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
B- Sanığın müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanığın sabıka kaydına göre, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.’nın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada aynı yasanın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma karan verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eylemlerinin 142/1-b ve 143 maddelerine uyan gece vakti hırsızlığın yanında, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve şikayeti devam eden müşteki … yönünden ayrıca TCK 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından, belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müştekilerden …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerinin uygulanması sonucu belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden TCK’nın 43. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılırken 2, yıl 16 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 17 hapis cezası belirlenerek, ceza miktarı üzerinden TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası yerine, 2 yıl 10 ay 5 gün fazla hapis cezası tayini,
2-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 2. maddesindeki TCK’nın 43. maddesinin uygulandığı 2 yıl 17 ay hapis cezasının, 2 yıl 16 ay ve TCK’nın 62. maddesinin uygulandığı 2 yıl 10 ay 5 gün hapis cezasının 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası olarak düzeltilmesi ve hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanığın müşteki Cemali Eîmas’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince ise;
Sanığın sabıka kaydına göre, daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin 142/1-b, 143, 35 maddesine uyan geceleyin hırsızlık suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 madeleri ile sanığın henüz işyerine giremeden etrafta bulunanlar olduğunu görünce suç yerinden kaçmış olması gözetilerek TCK’nın 61. maddesindeki eksik teşebbüs hükümleri ve TCK’nın 81/2. maddesi ile uygulama yapılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre, a-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden yargılama giderlerinin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
b-5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamada aynı yasanın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320| sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 19/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.