YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9065
KARAR NO : 2021/12696
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16.
Taraflar arasında Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, bu kez davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosya davacısı … ile birleşen dosya davacıları … , … , … , … , … ve … tarafından, … İli … İlçesi … Köy … Çeşmesi (…) mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdikleri taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili istemiyle dava açılmıştır.
Mahkemece, dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; davaların kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi … Çeşmesi (…) mevkiinde bulunan, fen bilirkişilerinin 16.06.2016 tarihli raporunda C harfi ile gösterilen 10.080,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, içinde evi ve ahırı bulunan tarla vasfıyla davacı … adına; A harfi ile gösterilen 985,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, tarla vasfıyla davacı … adına; B harfi ile gösterilen 10.080,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, içinde evi ve ahırı bulunan tarla vasfıyla davacı … adına; D harfi ile gösterilen 3.500,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davacı … adına; G harfi ile gösterilen 7.083,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, içinde evi ve ahırı bulunan tarla vasfıyla davacı … adına; E harfi ile gösterilen 3.499,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, tarla vasfıyla davacı … adına; F harfi ile gösterilen 5.000,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, tarla vasfıyla davacı Mevlüdiye Öğünçbilek adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalır Orman İdaresi ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı … İdaresi ve Hazine vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … İdaresi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında yapılan orman tahdidine ait tutanaklarda, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgesi bulunmadığı anlaşıldığından fiili durumun tespiti ile iktifa edilmesine karar verilmiş ve 94 parsel sayısı ile gösterilmiştir. Çekişmeli taşınmaz, fiilî durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakılmış ise de, bu şekildeki bir tespitte bulunulmasındaki amacın, hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açmalarına imkan vermek olduğu ve fakat aslında taşınmazın orman kadastrosu içinde bırakıldığı kabul edilmekte olup, hak sahipleri tarafından orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı gözönüne alındığında, taşınmaz esasında halen orman sınırları içerisinde bulunmaktadır. Yine taşınmazın güncel durum itibariyle dört tarafı orman parseli ile çevrili olup 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğindedir. 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde “orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların” orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, değinilen yönler gözetilerek davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … İdaresi ve Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 09.05.2017 tarihli ve 2017/101 Esas, 2017/109 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün HMK’ nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.