Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16661 E. 2021/11300 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16661
KARAR NO : 2021/11300
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan …. Hukuk Dairesinin 24/10/2019 tarih 2017/1577 esas ve 2019/9897 karar sayılı ilamında; “.. kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsü …’ün kusurunun sadece alkol nedeni ile verilmiş olması ve 05.10.2015 havale tarihli nörolog, avukat ve trafik polisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olduğunun tespit edilmiş olması karşısında somut olayda rücu sebebi gerçekleşmiştir. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Mahkemece, dava dışı zarar gören yaralı sürücü …’ün gerçek zararı araştırılarak davacı … şirketinin rücu edebileceği miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulü ile asıl davada 101.946,00 TL, birleşen davada 249.635,84 TL rücuen tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Davacıya sigortalı araç özel araç olup, bu aracın haksız eyleminin de TTK’nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda da davalıdan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu nedenle davalı bakımından istem gibi ticari işlerde öngörülen avans faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, hükmün 1 nolu bendinde asıl dava yönünden “ticari” kelimesinin çıkarılarak yerine “ yasal” kelimesinin yazılmasına, hükmün 1 nolu bendinde birleşen dava yönünden “ticari” kelimesinin çıkarılarak yerine “yasal” kelimesinin yazılmasına hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.