Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/3700 E. 2012/5051 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3700
KARAR NO : 2012/5051
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan hükümlü …’ın, 765 sayılı TCK.nın 416/son, 80, 418 ve 417. maddeleri uyarınca 7 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2004 gün ve 2003/218 Esas, 2004/28 Karar sayılı hükmün kesinleşmesinden sonra, hükmün infazı sırasında yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın lehe olan hükümlerinin tespitine yönelik yapılan uyarlama yargılaması sonunda, hükümlü hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırılmasına dair Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2010 gün ve 2010/247 Esas, 2010/321 sayılı Kararının;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karsısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06/03/2012 gün ve B.03.0.CIG.0.00.00.04-105-44-1575-2012/3666/14281 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan 13.02.2004 tarihli mahkûmiyet hükmünün temyiz olunmayarak 24.05.2004 tarihinde kesinleştiği, bu aşamadan itibaren hükümlü sıfatını alan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesi nedeniyle yapılan yargılamanın “Uyarlama Yargılaması” niteliğinde bulunduğu ve 5252 sayılı Kanun 9/4. maddesi uyarınca kesinleşen hükümler hakkında dava zamanaşımı süresinin işlemeyeceği anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği yerinde görülmekle, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2010 gün ve 2010/247 Esas, 2010/321 sayılı Kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.