Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14233 E. 2013/2013 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14233
KARAR NO : 2013/2013
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve rüşvet vermeye teşebbüs etme suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve rüşvet vermeye teşebbüs etme suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.02.2012 gün ve 2009/450 Esas, 2012/60 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 20.02.2013 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 06.03.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı ve rüşvet vermeye teşebbüs etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure hakkında … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.09.2010 günlü “mağdurenin olaydan etkilendiği ancak tespit edilen bulguların ruh sağlığını bozacak düzeyde olmadığı” yönündeki raporu ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 19 Eylül 2011 tarihli “mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ” ilişkin raporları arasında çelişki oluştuğundan bu çelişkinin giderilmesi açısından Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan “mağdurenin olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin” yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mağdurenin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca cezanın artırılması,
Hükümden sonra 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK.nın 252. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi hallerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirilğiyle karar verildi.
28.02.2013 tarihinde verilen işbu karar 06.03.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.