Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/21689 E. 2021/10307 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21689
KARAR NO : 2021/10307
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz (katılan sanık), mala zarar verme ve tehdit (sanık)
HÜKÜM : Katılan sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, sanık hakkında müsnet suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılan sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Katılan sanığın işlediği kabul edilen cinsel taciz suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden katılan sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında mala zarar verme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrasında yer alan “fiilin haksızlık içeriğinin azlığı” nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebilmesi için, söz konusu eylemlerin suç olarak düzenlendiği Kanunda bu konuda açık hükmün bulunması zorunlu olduğu, esasen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı her suç için uygulanabilecek genel bir hüküm olmayıp, sadece kanunda buna dair özel düzenleme bulunan hallerde uygulanabilen bir hüküm olduğu ve bu kapsamda mala zarar verme ile tehdit suçları yönünden Kanunda bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından, sanık hakkında eşine yönelik cinsel tacizde bulunan katılan sanığı tehdit ederek işyerine zarar vermesi eylemleriyle ilgili olarak tehdit ve mala zarar verme suçları yönünden haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden “işlenen fiilin haksızlık içeriğinin az olduğu” şeklindeki kanuni olmayan yazılı gerekçeyle tehdit ve mala zarar verme suçlarında uygulama imkanı bulunmayan CMK’nın 223/4-d madde ve fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ile müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.