YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11239
KARAR NO : 2013/8500
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
Irza geçme suçundan sanık …’ün, ırza geçme ve şartlı tehdit suçlarından sanık …’ün, ırza geçme, reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma ve şartlı tehdit suçlarından sanık …’ın, şartlı tehdit suçundan sanıklar …, … ve …’ün bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın atılı suçtan mahkûmiyetine, sanıklar …, … ve … müsnet suçtan beraatlerine, sanık …’ın ırza geçme eylemi çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilerek mahkûmiyeti ile şartlı tehdit suçundan beraatine, sanık …’ın ırza geçme eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesine, reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma eylemi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma sayılıp bu suç ile şartlı tehdit suçundan beraatine dair Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2009 gün ve 2009/422 Esas, 2009/459 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, … ve … müdafileri ile katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.02.2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 Karar sayılı ilamı gereğince sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan hükmolunan cezanın miktarına göre 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmamasındaki kanuna aykırılığın hükümlülüğün doğal sonucu olarak infazda nazara alınmak suretiyle
giderilmesi mümkün görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adı geçen sanık hakkında eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 414/1 ve 80. maddeleri gereğince belirlenen 5 yıl 10 ay hapis cezasının aynı Kanunun 417. maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılması sonucunda 7 yıl 21 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 8 yıl 9 ay hapis cezası tayin edilmek suretiyle netice cezanın fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün 3. bendinin 3. fıkrasında yer alan “… TCK.nın 417. maddesi gereğince cezası takdiren yarı oranında artırılarak 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin çıkartılıp, yerine “… TCK.nın 417. maddesi gereğince cezası takdiren yarı oranında artırılarak 7 yıl 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, …, … ve … haklarında şartlı tehdit suçundan verilen beraat kararları ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şartlı tehdit suçlarından verilen beraat kararları ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen düşme kararının temyiz incelenmesine gelince,
Sanıklar …, …, …, … ve … isnat edilen şartlı tehdit suçunun zamanaşımı süresi yönünden lehe olan 765 sayılı TCK.nın 188/1. maddesinde düzenlenip öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve adları geçen sanıkların mahkeme sorgularının yapıldığı 27.05.2004 tarihi ile mahkemece verilen beraate ilişkin ilk hükümlerin aleyhe temyiz edilmesi sonrası Yargıtay 5. Ceza Dairesince bozulmasının ardından başkaca zamanaşımı süresini kesen işlem bulunmaması nedeniyle mahkemece ikinci kez beraat hükümlerinin kurulduğu 15.12.2009 tarihi arasında asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği göz önüne alınarak mahkemece davaların düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükmü kurulması kanuna aykırı, katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2.
maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca adları geçen sanıklar haklarındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan düşme hükmüne gelince;
Oluşa uygun kabule göre sanığın işlediği suçların zamanaşımı süresi yönünden lehe olup 765 sayılı TCK.nın 416/son maddesinde düzenlenen reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve 430/2. maddesinde yer alan reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarını oluşturup anılan maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık asli dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve adı geçen sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 27.05.2004 tarihi ile mahkemece verilen beraat ve düşmeye ilişkin ilk hükümlerin aleyhe temyiz edilmesi sonrası Yargıtay 5. Ceza Dairesince bozulmasının ardından başkaca zamanaşımı süresini kesen işlem bulunmaması nedeniyle mahkemece ikinci kez beraat ve düşme hükümlerinin kurulduğu 15.12.2009 tarihi arasında asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği göz önüne alınarak mahkemece davaların düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat ve düşme hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca adı geçen sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.