YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2566
KARAR NO : 2012/6441
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2011 gün ve 2011/174 Esas, 2011/510 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili taraflarından istenilmiş ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı … Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 30.05.2012 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak … Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla, … Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bu gün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mağdurenin yaşanan olay nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünde düzenlenen 13.04.2011 tarihli ilk raporda mağdurenin muayene sırasında duygu durum bozukluğu sergilediği, bunun post travmatik stres bozukluğu boyutuna ulaşıp ulaşmayacağı mevcut durum ile bilinemeyeceği, olayın üzerinden en az üç ay zaman geçmesi gerekli olduğunun belirtilmesi üzerine, 22.07.2011 tarihinde alınan ikinci raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığının belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına gerek duyulmamış olması ve dosya içeriğinde de bu yönde bir iddia veya delil bulunmaması karşısında, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.