Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3071 E. 2021/12313 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3071
KARAR NO : 2021/12313
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2020/2417-2021/22
İlk Derece
Mahkemesi : … 3. İş Mahkemesi

Dava; davacının engellilik oranının tespiti ile 11.01.2018 Tarihli rapora istinaden vergi indiriminden yararlanma hakkının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, Kurumca çıkarılan yersiz ödeme nedeniyle davacının Kurum’a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının engellilik oranının tespiti ile 11.01.2018 tarihli rapora istinaden vergi indiriminden yararlanma hakkının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, Kurumca çıkarılan yersiz ödeme nedeniyle Kurum’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davanın kabulü ile davacının beden çalışma gücünün (maluliyet oranının) en az %40’ını kaybetmiş olduğunun tespiti ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu madde 31/1 uyarınca vergi indiriminden yararlanma hakkı bulunmakla aksine Kurum işleminin iptaline, Kurumca yapılan ödemelerden borçlu bulunmadığının tespitine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın Geçici 10 maddesinin 2. fıkrasının “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır. ” hükmü gereği 506 sayılı Yasanın 60 ve Geçici 87. maddeleridir.
506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesi “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az on sekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından” yararlanacaklarını öngörmekte olup, bu koşulların başında ise, öncelikle ve özellikle, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da, ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır.
Eldeki dava dosyası kapsamında; davacıya 04.11.2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01.12.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasanın Geçici 87 / D hükmü gereği yaşlılık aylığı bağlandığı, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27/02/2018 tarih ve 25378 sayılı yazısı ile davacının çalışma gücü kayıp oranının %26 olduğunun, 193 sayılı Vergi Kanunu’nun 31. maddesine göre davacının vergi indiriminden yararlanabilmesi için çalışma gücü kayıp oranının en az %40 olması gerektiğinin ve davacının artık engellilik indiriminden yararlandırılmasının mümkün olmadığının Kuruma bildirildiği, bunun üzerine davalı Kurum tarafından davacıya 21.03.2018 tarihli yazı ile; kontrol muayenesine istinaden17.01.2018 tarihi itibari ile yaşlılık aylığının durdurulduğunun bildirildiği, davacıya 3.699,96 TL yersiz ödemenin borç çıkartıldığı, davacının Kuruma başvurusu üzerine Kurumun 28.03.2018 tarihli yazı cevabı ile ilgili kanunlar gereğince davacıya bağlanan yaşlılık aylığının hakem hastanesi rapor tarihi ( 17/01/2018 ) itibariyle durdurulduğu, diğer taraftan, çalışmaya başladığı tarih itibariyle, 4759 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesinin (B) bendinin (n) fıkrasına göre, yaşlılık aylığı şartlarını tamamlaması gerektiği hususlarının davacıya bildirildiği, eldeki davanın 18.05.2018 tarihinde açıldığı, yargılama esnasında Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 21.11.2018 tarihli kararında; davacının özürlülük oranının %40 olduğunun belirtildiği, istinaf mahkemesinin gönderme kararı sonrasında Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 05.08.2019 tarihli kararı ile Afyonkarahisar Sandıklı Devlet Hastanesi’nin 09.06.2015 tarih ve 1666-143 sayılı, Necmettin Erbakan Üniversitesi Merak Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 11.01.2018 tarih ve 54 sayılı, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 09.11.2016 tarih ve 3875105 sayılı sağlık kurulu raporu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde değerlendirildiğinde oranının %41 olduğunun belirtildiği, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’nun 02.03.2020 tarihli yazısı ile de, 05.08.2019 tarih ve 13561 sayılı kararlarının mevcut olduğu, bu karardan sonra yeni tarihli bir sağlık kurulu raporu ve bu rapora ilişkin Merkez Sağlık Kurulu kararı bulunmadığından yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığının belirtildiği, Mahkemece Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının davalı Kurum açısından bağlayıcı olduğu gerekçesiyle “davanın kabulüne” karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Belirtilen açıklamalar dikkate alındığında, “sakatlığı nedeniyle gelir vergisi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış olmak” hususunun saptanması önem arz etmektedir. Anılan hususun saptanması işi ise, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3239 sayılı Kanunla değişik 31/2 maddesine göre, sakatlık indiriminden yararlanmak için, yetkili hastanelerin sağlık kurullarından alınan raporlar, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” tarafından değerlendirilerek iş gücü kaybı oranları ve buna göre sakatlık dereceleri belirlenmekte ve bu belirlemeye dayalı olarak da, ilgili şahsın vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanıp kazanmadığına; yine idarece karar verilmektedir. Bu durumda, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazandığına dair verilen bu idari kararın sigortalının tahsis talebiyle birlikte Kuruma ulaşmasıyla, diğer koşulların da varlığı halinde sigortalıya anılan Yasanın 60/C-b maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması yasal gereklilik olmaktadır.
Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılması gerektiğinden, Maliye Bakanlığı bünyesindeki “Merkez Sağlık Kurulu” ndan derece tespiti yönünden rapor alınması için tüm dosya kapsamı ilgili Kurula gönderilerek, varsa derece tespiti yapılıp yaşlılık aylığı şartları buna göre değerlendirilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.