YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21641
KARAR NO : 2013/9311
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez) suçlarından sanıklar …, …, …, … ile …’nın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar …, …, … ve …’in mağdurlar … ile …’a yönelik işledikleri beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (iki kez) mahkûmiyetlerine ve sanık …’ın mağdur …’a karşı işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (bir kez) mahkûmiyeti ile mağdur …’a yönelik işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine dair Beyoğlu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.07.2009 gün ve 2007/152 Esas, 2009/199 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında verilen beraat kararının incelenmesinde,
Mağdur …’un aşamalardaki anlatımları, diğer mağdur …’ın iddiaları destekler mahiyetteki beyanları, savunma ile mağdurlarla ilgili olarak adli tıp uzmanınca düzenlenmiş livata raporları nazara alındığında yaşı küçük sanık …’ın mahalleden arkadaşları olan diğer yaşı küçük sanıklar …, …, … ve sonradan kendilerine katılan …’le birlikte aynı mahallede oturup kendi okullarında öğrenci olan kardeş mağdurlar … ile …’u aynı suç işleme kararı kapsamında değişik tarihlerde bıçak zoruyla yakındaki boş gecekonduya götürmesinin ardından burada mağdurlara karşı fikir ve eylem birliği içinde hareket edip dirençlerini kırdıktan sonra birbirlerini takiben çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından mağdur
…’a yönelik işlediği suçtan eylemine uyan TCK.nın 103/2-3-4-6, 43/1, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi,
Sanık … hakkında mağdur …’a ve sanıklar …, …, … ile … haklarında mağdurlar … ve …’a karşı işledikleri beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince,
Sanıklar …, … ile …’nün adları geçen mağdurları diğer sanıklar … ve …’le birlikte değişik tarihlerde zorla götürdükleri boş gecekonduda tehditle dirençlerini kırdıktan sonra sırayla nitelikli cinsel istismarda bulundukları tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezaların koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 103/3-4. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar … ile …’ın mahalleden arkadaşları olan kardeş mağdurları diğer sanıklar …, … ve …’la beraber aynı suç işleme kararı kapsamında değişik tarihlerde bıçak zoruyla yakındaki boş gecekonduya götürdükten sonra burada fikir ve eylem birliği içinde hareket edip tehdit ve baskıyla mağdurların dirençlerini kırdıktan sonra birbirini takiben çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK.nın 103/2. maddesi gereğince belirlenen temel cezaların koşulları oluştuğu halde aynı Kanunun 103/3-4 ve 43/1. maddelerine göre artırılmaması,
Mağdurlar … ile …’un mahkemece sevk edildikleri İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca çocuk psikiyatristi bulunmaksızın tanzim edilen 21.09.2007 günlü, 3870 A-3870 B sayılı raporlar ile anılan raporlara itiraz edilmesi üzerine dava dosyasının gönderildiği Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca çocuk psikiyatristi olmaksızın düzenlenen 08.05.2008 günlü, 200 A-200 B sayılı raporlarda mağdurlarda yaşadıkları olaya bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu gelişmesi sebebiyle ruh sağlıklarının bozulduğunun belirtilmesi karşısında bu raporlar çocuk psikiyatristi bulunmaksızın alınması sebebiyle TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması hususunda yeterli sayılamayacağından her iki mağdurla ilgili olarak öncelikle dava dosyasının, talep edilmesi halinde adları geçen mağdurların Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna gönderilerek içinde çocuk psikiyatristi bulunan heyetçe muayenelerinin yaptırılıp sanıklar …,
…, …, … ile …’in birlikte işledikleri nitelikli cinsel istismar eylemleri sebebiyle ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı, ruh sağlıkları bozulmuş ise hangi sanık veya sanıkların eyleminden dolayı bozulduğu, her bir sanığın eylemlerinden dolayı ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususları nihai olarak saptandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporlarla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 tarih ve 233 sayılı Kararı ile Beyoğlu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.